Tutuklandığını mübaşirden öğrenen Sedef Kabaş'tan itiraz

Gazeteci Sedef Kabaş, TELE 1'de katıldığı programda kullandığı sözler üzerine gece yarısı gözaltına alınıp ertesi gün çıkarıldığı Çağlayan Adliyesi'nde de "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla tutuklandı.



Gazeteci  Barış Pehlivan, Halk TV'deki programda Kabaş'ın ifadelerinde Takvim gazetesinin kendisini haber yapıp hedef göstermesi ve bir hafta önceki konuşmasının sanki yeni söylenmiş gibi lanse etmesinin ardından gözaltına alındığını vurguladığını bildirdi.

Kabaş'ın avukatı Uğur Poyraz'la konuştuğunu söyleyen Pehlivan, tutuklanma süreci ile ilgili de çok çarpıcı bir bilgi aktardı.

Sedef Kabaş ve avukatlarının tutuklanma kararını mübaşirden öğrendiğini ifade eden Pehlivan şunları söyledi;

"Kanun derki bir hakim o şüpheliyi tutukluyorsa yüzüne söylemesi gerekiyor. "Ben seni şu şu şu gerekçelerle tutukluyorum" demesi gerekiyor. Peki, Sedef Kabaş nasıl tutuklanmış biliyor musunuz? Kabaş'ın ifadesi alınmış, sonrasında hakim sözde karar vermek için araya girmiş. Sonrasında Sedef Kabaş ve avukatları tutuklandığını mübaşirden öğrenmişler. Salona tekrar girdiklerinde hakim cübbesini alıp çoktan gitmiş. Yani hakim Sedef Kabaş'ın tutuklandığını yüzüne söylemeye cesaret bile edememiş."



AVUKATI ADLİ KONTROL TALEBİYLE TAHLİYESİNİ İSTEDİ

Avukat Poyraz tarafından İstanbul Asliye Ceza Hakimliği'ne sunulmak üzere verilen itiraz dilekçesinde, tutuklama kararının usul ve esas yönünden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarına, Anayasa ve yasalara açıkça aykırı olduğu belirtilerek Kabaş'ın bihakkın veya adli kontrol kararıyla tahliyesi talep edildi.

internetten satışa çıkarılan 'deve idrarı' faydalı mı? internetten satışa çıkarılan 'deve idrarı' faydalı mı?

Sedef Kabaş'ın sözlerinin dökümüne yer verilen dilekçede, Kabaş'ın emniyette ifade verdiği sırada Adalet Bakanı Abdülhamit Gül tarafından Twitter'da paylaşım yapılmasının AİHS'nin 6. maddesindeki "adil yargılanma hakkı" kuralının açıkça ihlal edildiği belirtildi. Tutuklama kararı veren hakimin meslekteli kıdem şartını taşımadığı da ifade edilen dilekçede, "AİHM'ye göre, hakaret suçu açısından Cumhurbaşkanı'nın herkesten daha çok korunması ve Cumhurbaşkanına hakaretin, genel hakaret suçundan daha ağır ceza ile cezalandırılması AİHS'nin ruhuna uygun olmadığı" da belirtildi.

Sedef Kabaş'ın "Kaçma ve saklanma ihtimalinin yüksek olduğu" yönündeki tutuklama gerekçesine de değinilen dilekçede, "kaçacak, saklanacak" gibi asılsız iddialarda bulunularak iftira ve hakaret suçunun oluştuğu ve kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğu kaydedildi. Dilekçede, "Müvekkilem Sedef Kabaş kesinlikle Cumhurbaşkanına hakaret kastıyla bir söz söylememiş, bir paylaşım yapmamıştır. Ancak, müvekkilemin sözlerinden büyük bir zorlama ile suç oluşturulmak istenmektedir. Bu isnat ve iddialarla insanlar hakkında soruşturmalar, davalar açılması ve hatta mahkumiyet kararları verilmesi fikir hürriyetinin, ifade hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğurur ki, demokratik hukuk devletinde kabulü mümkün değildir" ifadesi kullanıldı. (HalkTV)