Sürgün edilen hakim: Bu mu yargı bağımsızlığı?

Söz konusu sürgün olayı Urfa’nın Akçakale ilçesinde hâkim A.Ç’nin verdiği karar üzerine yaşandı. Akçakale’de 12 yaşında bir çocuğun, kendi yaşıtı olan bir mağdura yönelik ‘sarkıntılık yapmak’ suretiyle ‘cinsel istismar’ suçunu işlediği gerekçesiyle savcı, çocuğun tutuklanması talebiyle dosyayı sulh ceza hâkimliğine gönderdi. Dosyayı inceleyen hâkim A.Ç, mağdur ve mağdur ailesinin şikâyeti olmaması üzerine suça sürüklenen çocuk hakkında tutuklama vermedi. Bunun ardından hakim A.Ç, savcının kanuna göre tutuklama talep edemeyeceği benzer dosyalarda da tutuklama talep ettiğini belirterek Hakimler ve Savcılar Kurulu’ndan savcının yasaları bilmediği gerekçesiyle meslek içi eğitime tabi tutulmasını istedi.  Kısa süre sonra soruşturma başlatan HSK,  "soruşturmanın selameti açısından"  gerekçesi ile hâkim A.Ç’yi geçici hakim olarak Samsun’un Vezirköprü ilçesine gönderdi. Hakim A.Ç’nin yasaları bilmediği gerekçesi ile meslek içi eğitim almasını istediği tutuklama talep eden savcı bakımından ise herhangi bir geçici görevlendirme yapılmadı.



HÂKİM A.Ç: BU KARAR HUKUKA AYKIRIDIR



Bu duruma tepki gösteren hakim A.Ç’nin HSK’ye verdiği dilekçede savcının dinlendiğini ancak kendisinin dinlenmediğini, alınan bu kararın hukuka aykırı olduğunu söyledi. Dilekçesinde 17 yıldır kamuda çalıştığını ve 5 yıldır hâkimlik yaptığını belirten A.Ç, cumhuriyet savcısının mağdur velilerinin şikâyetçi olmamasına rağmen 12 yaşındaki suça sürüklenen iki çocuk hakkında tutuklama istediğini hatırlattı. Aynı Cumhuriyet Savcısının 23 Aralık’ta da benzer suç tipinden iki defa tutuklama istediğini, kendisinin ise bu tutuklama taleplerinin hepsini reddettiğini ifade eden A.Ç, cumhuriyet savcısının üçüncü defa hatasını görmesinin ardından Hakimler ve Savcılar Kurulu’na cinsel suçlar yönünden mesleki eğitime alınmasını talep ettiğini belirtti. HSK’ye verdiği dilekçede sitemlerini de dile getiren A.Ç, şunları söyledi:  “Matematiğin temeli 0,1,2,3,4….rakamlar olup bu rakamlar öğrenilmeden üslü sayılar, köklü sayılar, denklemler ve problemler çözülemez. Bende aynı şekilde bir Cumhuriyet Savcısının şikâyete konu bir suç tipinde şikâyet olmamasına rağmen 12 yaşındaki çocukları tutuklamaya sevk ettiğinden dolayı mesleki eğitime alınmasını HSK’dan talep ettim. Daha sonrasında 03/01/2022 tarihinde Akçakale Adliyesi’nde kurul başmüfettişi geldi. Duyduğum kadarıyla Cumhuriyet Savcısını dinlemekle beraber, Şanlıurfa İl Komisyon Başkanını ve Şanlıurfa İl Başsavcısını da Akçakale Adliyesi’nde dinlemiştir. Ancak ben bir alt katında olmama rağmen beni dilememiştir.  Bunun neticesinde HSK 2. Dairesi tarafından Vezirköprü’ye geçici olarak görevlendirildim.





 'İNSAN HAK VE HÜRRİYETLERİNİ, ÖZGÜRLÜKLERİ VE YAŞAM HAKKINI SAVUNACAĞIM'



Devletin üç saç ayağından biri yargı erkidir. Yargı erkinin tam bağımsız ve tarafsız olması ile birlikte böyle de görünmesi gerekmektedir. Daha önceden Ankara Cumhuriyet Başsavcısı olan Yüksel Kocaman’ın düğün günü düğünden sonra eşini de gelinlik kıyafetiyle alıp Cumhurbaşkanını ziyarete gitmişti. Şimdi sormak isterim, bu mudur tarafsız ve bağımsız yargı? Daha sonradan Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından Yüksel Kocaman Yargıtay üyeliğine seçilmiştir. Aynı HSK, 12 yaşında çocukları şikayet olmamasına rağmen şikayete tabi bir suçtan dolayı tutuklamadığımdan dolayı, insan hak ve hürriyetini savunduğumdan tarafıma soruşturmanın selameti gerekçesi ile geçici görev çıkarmaktadır. Ben Akçakale’de kaldığım takdirde soruşturmanın selameti hiçbir şekilde etkilenmeyeceği çok açıktır, böyle bir gerekçe kabul edilemez. Bu çıkarmış oldukları geçici görev benim için insan hak ve hürriyetini savunduğumdan dolayı onur nişanıdır. Bu beni yıldıramaz, bunun bilinmesini isterim. Her zaman ne pahasına olursa olsun insan hak ve hürriyetlerini, özgürlükleri ve yaşam hakkını savunacağım.  Beni durdurmak istiyorsanız atomlarıma parçalamanız gerekmektedir”



AVUKATLARDAN TEPKİ: İHLALLER SONLANDIRILSIN



Urfa Barosu Yönetim Kurulu Üyeleri Gökhan Dayık, Hasan Avcı, Mahmut Tanrıkulu ve İsa Yıldızoğlulları konuya ilişkin yazılı açıklama yaparak bir hâkimin verdiği karardan dolayı sürgün edilmesine tepki gösterdi.  Bağımsız yargının kişi hak ve özgürlüklerinin temel güvencesi olduğu, bağımsız yargının olmaması durumunda hukuk devletinin varlığından söz edilemeyeceğinin belirtildiği açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Adalet arayan herkesin sığınacağı son merciinin bağımsız, tarafsız ve adil işleyen yargı sistemi olduğunu hatırlatıyoruz. Sırf verdikleri kararlardan dolayı hâkim ve savcıların yerlerinin değiştirilmesi uygulamalarının tümünü reddediyoruz. Son olarak Akçakale Hâkiminin, yasal şartları oluşmayan 12 yaşındaki bir çocuk hakkında savcının tutuklama talebini reddeden ve akabinde hâkimin sürgün edilmesiyle sonuçlanan olayı ve önceki bütün hukuk dışılıkları; hukuk devleti, hukuk güvenliği, yargı bağımsızlığı, hâkimlik ve savcılık teminatı ilkeleriyle bağdaştırmadığımızı bildiriyor ve bu ilkelere yönelik ihlallerin sonlandırılmasını talep ediyoruz.”

İzmir depreminde yıkılan Yılmaz Erbek Apartmanı davasında ceza yağdı İzmir depreminde yıkılan Yılmaz Erbek Apartmanı davasında ceza yağdı




DAYIK: SÜRGÜN EDİLEN HÂKİM TARAFLI HAREKET EDİLDİĞİNİ DÜŞÜNÜYOR



+Gerçek’e konuşan Urfa Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Gökhan Dayık, hâkimin verdiği karardan dolayı başka yere sürgün edilmesini eleştirdi. Bu karar verilirken hâkimin beyanı alınmadığını ifade eden Dayık, hâkimin verdiği karardan dolayı şikayet edildiğini ve 800 kilometre  uzaklıktaki bir yere sürgün edildiğini söyledi.  Sürgün edilen hakimle görüştüklerini, hakimin bağlı olduğu sendikadan dolayı bu soruşturmada taraflı hareket edildiğini düşündüğünü aktaran Dayık, bunun yeni bir uygulama olmadığını hatırlattı.



'HÂKİMLERİN GÖREV YERLERİ DEĞİŞTİRİLMESİ RUTİN BİR HAL ALDI'



Asıl meselenin Anayasal güvence altına alınmış olan ‘Hâkim Teminatı’ ilkesi olduğunu hatırlatan Dayık, “Daha önce de birçok karardan dolayı hâkimlerin yerleri değiştirildi, bu artık rutin bir hal aldı. Yargının bağımsızlığına zaten güven kalmamış durumda.  Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş kararlarını veren hakimlerin akıbeti de örnektir. Şenyaşar ailesinin dosyasını takip eden başsavcı bunun başka bir örneğidir” diye konuştu.

(Remzi Budancır/ +Gerçek)