İBB’deki 3 yılının hesabını kamuoyu ile paylaşan İmamoğlu, Türkiye'de çok ağır hukuk ve demokrasi krizi yaşandığını belirterek "merkezi hükümet, bize karşı adeta ‘politik terör’ uygulamıştır ve başarısız olmamızı sağlamak için ‘ellerimizi, kollarımızı bağlamak’ yoluna gitmiştir" dedi.

“İstanbul'a Hizmette 3. Yıl Sunumu”, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in kutlama mesajı da etkinlik öncesinde okundu. Türkiye demokrasi tarihinin dönüm noktalarından 23 Haziran 2019 seçimlerinin 3. yıldönümü nedeniyle gerçekleştirilen “Demokrasi Şenliği” kapsamında düzenlenen sunum, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu tarafından kamuoyu ile paylaşıldı.

TBMM CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, CHP ve SHP’nin eski genel başkanları Altan Öymen, Hikmet Çetin ve Murat Karayalçın, CHP, İYİ Parti, DEVA Partisi, Gelecek Partisi, Demokrat Parti genel başkan yardımcıları, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu, çok sayıda milletvekili, eski İBB Başkanı Nurettin Sözen, ilçe belediye başkanları ve İBB bürokratları sunum için düzenlenen etkinlikte yer aldı. Dilek İmamoğlu da etkinliğe katılarak, eşini yalnız bırakmadı. 

İMAMOĞLU: TÜRKİYE, ÇOK AĞIR BİR HUKUK VE DEMOKRASİ KRİZİ YAŞIYOR

İBB’deki 3 yılının hesabını kamuoyu ile paylaşan İmamoğlu sunumunda, Türkiye’nin çok ağır bir yönetim ve ekonomik kriz yaşadığına vurgu yaptı. “Bu toplantıya gelmeden satın aldığımız herhangi bir ürünü, bu toplantı çıkışında aynı fiyattan alamayabiliriz” diyen İmamoğlu, “Türkiye, aynı zamanda çok ağır bir hukuk ve demokrasi krizi yaşıyor. Her saat başı, adalet duygumuzu yerle bir eden adaletsiz bir mahkeme kararıyla, demokrasinin kurum ve kurallarını hiçe sayan bir idari uygulamayla karşı karşıya kalıyoruz” ifadelerini kullandı. 

“‘MERKEZİ HÜKÜMET İBB’YE ADETA ‘POLİTİK TERÖR’ UYGULAMIŞTIR’ SÖZÜ SAYIN CUMHURBAŞKANI’NA AİT”

İktidarın ekonomi yönetiminin her kişi, kurum ve kuruluşu olduğu gibi, yerel yönetimleri de doğrudan etkilediğinin altını çizen İmamoğlu, “Bir yandan akaryakıta, enerjiye yapılan büyük zamlar ve dövizdeki hızlı yükseliş nedeniyle belediyelerin gelir gider dengeleri bozuluyor. İnanınız maliyet hesaplayamıyoruz. İhalelere giren firmalar, artık girmemeye başladı. Çünkü maliyetlendiremiyorlar. Diğer yandan artan yoksulluk ve işsizliğin yol açtığı sosyal yaraları sarabilmek için belediye bütçesinden ayrılan paylar artıyor. Belediyelerin yatırım imkanları daralıyor. Bir yandan da iktidarın hukuk ve demokrasiyi yok sayan tavrından, belediyeler de payını alıyor” şeklinde konuştu. Sözlerine, “Bakın size bir şey söyleyeyim mi” cümlesiyle başlayan İmamoğlu, şu çarpıcı tespitleri yaptı: 

“Açıkça görüldüğü gibi; merkezi hükümet, bize karşı adeta ‘politik terör’ uygulamıştır ve başarısız olmamızı sağlamak için ‘ellerimizi, kollarımızı bağlamak’ yoluna gitmiştir. İstanbul’un çok büyük ve ağır sorunlarını çözmenin uğraşı içinde bulunan belediye yönetimine destek olmak, hiç kuşkusuz merkezi hükümetin görevidir. Bu yüzden diyoruz ki; ‘Politik mülahazalarla İstanbul’un geleceğini karartacak politikalardan bir an önce vazgeçilmelidir.’ Az evvel, ‘Size bir şey söyleyeyim mi’ diye başladım ya cümleye, hani ‘Merkezi hükümet İBB’ye adeta politik terör uygulamıştır’ diye başlayan cümle var ya, o cümleler bugüne nasıl da cuk oturuyor değil mi? Nasıl da bugünü anlatıyor. Sanki ben demişim gibi! Ama o cümlelerin sahibi ben değilim. Sizce sahibi kim? O cümleleri, 1995 yılının Mayıs ayında kuran kişi, bugünün Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan. Sayın Erdoğan, yaşattığının çok daha azını yaşadı, ama 27 yıl önce bu cümleleri kurdu. Bugün ben ne desem az gelir, vallahi az.”

“İBB’YE YÖNELİK, HUKUK VE EDEP DIŞI UYGULAMALARIN HADDİ HESABI YOK”

“İBB’ye yönelik, hukuk ve edep dışı uygulamaların haddi hesabı yok” diyen İmamoğlu, “Yaptıklarını saymaya başlasam, burada başka şey konuşmaya vaktimiz kalmaz. Onun yerine ben, bütün bu hukuk dışı, ayrımcı ve baskıcı uygulamaları yapanlara bir soru sormak istiyorum: Bütün bu zorbalıklarınız ve ayak oyunlarınız işe yarıyor mu? Ne yaparsanız yapın, bizim daha iyi hizmet sunmamızı, yeni yatırımlar yapmamızı, kangren haline getirdiğiniz İstanbul’un sorunlarına çözüm üretmemizi engelleyebiliyor musunuz” sorularını yöneltti. “Kim hangi engeli çıkarmaya kalkarsa kalksın, İBB, her zamankinden çok daha fazla ve çok daha kaliteli ve çok daha hesap verebilir hizmet üretiyor” diyen İmamoğlu, şunları söyledi: 

“Her zamankinden çok daha fazla ve çok daha doğru yatırım yapıyoruz. Çünkü biz, kamu yatırımlarını bir avuç insanın zenginleşme aracı olarak görmüyoruz. Üç yıldır tüm harcamalarımızı şeffaf, katılımcı ve yalnızca kamu yararını gözeterek yapıyoruz. Hizmet kalitemizi ve çeşitliliğini sürekli geliştiriyor ve bu kriz koşullarında bile yatırımlarımızı istikrarlı şekilde artırıyoruz. Yatırımlarımızla İstanbul’da adalet duygusunu, dayanışmayı ve kardeşliği güçlendiriyoruz. 16 milyon İstanbulluya mutlu, huzurlu, sağlıklı ve adil bir hayat inşa ediyoruz. Her şeyden önce insana değer veriyor ve insana yatırım yapıyoruz. Bu kentin çocuklarının ve gençlerinin eğitimine, kadınların ekonomik ve sosyal olanaklarının artırılmasına yatırım yapıyoruz.” 

ERDOĞAN’DAN İKİNCİ ALINTI: “CUMHURBAŞKANI’NA DA BU KONUYU AÇTIĞIMIZDA HEPSİ KAÇIYOR”

Çocuklara, gençlere ve kadınlara yönelik hizmetlerden örnekler veren İmamoğlu; eğitim, dezavantajlı gruplar, çevre, yeşil alan, raylı sistemler, deniz ve kara ulaşımı, kentsel dayanıklılık, ucuz ve kaliteli konut üretimi, tarım, teknoloji, akıllı kent, kültür sanat, tarihi miras ve yerel demokrasi ile iştirak yatırımları alanlarında yaptıkları çalışmaları, geliştirdikleri projeleri detaylarıyla anlattı. Proje sunumları sırasında ikinci kez, “Bakın size bir şey daha diyeyim mi” cümlesini kuran İmamoğlu, şu ilginç bilgileri paylaştı: 

“Bazı ulaşım projelerimiz, merkezi yönetimin kararsızlığı sebebiyle, uygulamaya koyulamadı. Oysa bunun projesi hazır, kredisi hazır. Bugün başlansa, 2-3 yılda hizmete hazır hale gelebilir. Ama merkezi yönetim, bizim gösterdiğimiz kararlılığı gösteremiyor. Cumhurbaşkanı’na da bu konuyu açtığımızda hepsi kaçıyor.’ Siz, anladınız onu! Tarih 1996’nın Mayıs’ı. İTÜ Maslak Kampüsü’nde, ‘1. Ulusal Ulaşım Sempozyumu’nda bu konuşmayı 26 yıl önce, yine Sayın Cumhurbaşkanı yapıyor. Tüp geçit projesi için yaptığı bu konuşma, aylardır bekletilen Beylikdüzü metrosu işine ne kadar benziyor değil mi? Aylardır rafta kalan Beylikdüzü metrosu projesine. On yıllar geçiyor, ama Türkiye’de zihniyet değişmiyor. Yaşadıkları zorlukların mislisini bize yaşatmanın mahcubiyetini ve utancını yaşıyorum. Dün, yaşadıklarından dert yananlar, iktidar gücüne sahip olunca, yaşadıkları zorlukların mislisini bize yaşatmakta hiç beis görmüyor. Bunun neresinde bu adalet var, neresinde kalkınma var; anlayamadım. Ama, her şey çok güzel olacak.” 

TAYFUN KAHRAMAN VE ARKADAŞLARINA SELAM YOLLADI

Sunumla eşzamanlı ilerleyen slaytta, Gezi davasında kurulan hüküm gereği cezaevinde bulunan mesai arkadaşı Tayfun Kahraman’ı gören İmamoğlu, duygularını, “Bir an önce hukuksuzluğun son bulmasını diliyorum. O kardeşlerimiz adına da İstanbul’a hizmet etmeye devam edeceğiz” sözleriyle dile getirdi. 

“HER ZAMANKİNDEN DAHA FAZLA VE DAHA KALİTELİ HİZMET ÜRETTİK”

“Kısaca anlatmaya çalıştığım tüm bu çalışmalar, şu gerçeği özetliyor” diyen İmamoğlu, sunumunu şöyle sürdürdü: 

“Pandemi ve ekonomik kriz yükünün bütün ağırlığıyla devam ettiği bir dönemde, her zamankinden daha fazla ve daha kaliteli hizmet ürettik. Geçmiş yönetimlerden çok daha fazla ve çok daha doğru yatırımlar yaptık. Bir yandan bizden önceki 25 yıl ortalamasının 2,5 katı metro inşa ederken, bir yandan da sosyal yardım ve destek bütçemizi 5 katına çıkarabildik. Bütün bunları çok basit bir formülle başardık: Şeffaflık, sürdürülebilirlik, yenilikçilik, liyakat ve demokratik katılımdan oluşan ‘İstanbul Modeli’yle. İstanbul Modeli’nde vatandaş katılımıyla yönettiğimiz yatırımlarla bu aziz şehri geleceğe hazırlıyoruz. İhtiyaç sahibi insanlarımıza zor anında destek oluyor, çocuklarımıza ve gençlerimize adil imkanlar sunuyoruz. İstanbul’u adil bir şehre dönüştürüyor, üretici ve yaratıcı insanlarımıza yeni fırsat kapıları açıyoruz. Ama aslında biz İstanbul’un yaşam kalitesini yükseltiyoruz ve İstanbul’da mutluluğu büyütüyoruz.” 

“İKTİDARIN ÇÖKERTTİĞİ HER ALANI MİLLET İTTİFAKI YENİDEN AYAĞA KALDIRACAK”

“Bizim İstanbul’da elde ettiğimiz sonuç, iktidarın çökerttiği her alanı Millet İttifakı’nın yeniden ayağa kaldırabileceğinin en açık ispatıdır” diyen İmamoğlu, görüşlerini şöyle maddelendirdi:

“İktidar yoksulluk yaratıyor; biz, sosyal politikalarımızla iktidarın yarattığı yoksulluğu çözecek büyük adımlar atıyoruz. İktidar gençlerin hayallerini ve umutlarını çalıyor; biz yurtlarımızla, eğitim desteklerimizle, istihdam ofislerimizle gençlerin önünü açıyoruz. Düşünsenize koca İBB'nin bir yatak yurdu yok, ama binlerce yatak yurdu olan bir kısım vakıflara destek olma bilinci bizim ahlakımızda yoktur. Çocuğunuzun, ailenizin ferdi olan kurumlara destek olmak, kamu kurumları üzerinden destek olmak ayıptır, zulümdür. Milletimizin ahlakına, inancına sığmaz. Biz yurtlarımızla, eğitim desteklerimizle gençlerin önünü açıyor, umutlarını yükseltiyoruz. İktidar kadınları eve hapsedip görünmez kılıyor; biz kreşlerimizle, anne kartımızla, istihdam desteklerimizle kadınların hayata katılmasına yardım ediyoruz. Bizim İstanbul’da elde ettiğimiz sonuç, iktidarın muhalefeti karaladığı her iftirayı boşa çıkarıyor: İktidar, ‘Bunlar gelirse yönetemez ve sosyal yardımları keserler’ dedi. Biz, sosyal yardımları yaygınlaştırıp ve artırıyoruz. İktidar, ‘Bunlar belediyecilikten ve ülkeyi yönetmekten anlamaz’ dedi. Biz, İstanbul’da aynı anda 10 hatta birden metro inşa ediyoruz. İktidar, bizi her alanda engellemeye çalıştı, projelerimize onay vermedi ve finansmana erişmemizi engelledi. Biz proje geliştiriyor, bütçesini buluyor ve tek tek hayata geçiriyoruz.”

İktidar, gençlerin hayallerini ve umutlarını çalıyor. 

İktidar, kadınları eve hapsediyor, görünmez kılıyor biz kreşlerimizle, anne kartımızla kadınların hayata katılmasına destek oluyoruz. Bizim İstanbul'da elde ettiğimiz sonuç iktidarın, muhalefeti karaladığı her iftirayı boşa çıkarıyor. 'Bunlar gelirse yönetemez, sosyal yardımları keserler' dediler. Biz hem yaygınlaştırıyor, siyasi istismarı ortadan kaldırıyoruz.

Dikili plajlarına 2 mavi bayrak daha Dikili plajlarına 2 mavi bayrak daha

“ŞEHRE YATIRIM YAPMAKTAN, İNSANLARIMIZIN YAŞAM KALİTESİNİ YÜKSELTMEKTEN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ”

“Elde etmekte olduğumuz sonuçların sadece bu şehir için değil, tüm Türkiye için anlamını çok iyi biliyoruz” diyen İmamoğlu, “Kim ne derse desin, kim hangi engeli önümüze çıkartırsa çıkartsın; biz, bu şehre yatırım yapmaktan ve insanlarımızın yaşam kalitesini yükseltmekten asla vazgeçmeyeceğiz. Çünkü buna mecburuz. Çünkü biz Aytekin Kotil, Ahmet İsvan ve Nurettin Sözen gibi halkçı başkanlar geleneğinin bayrağını taşıyoruz. Çünkü bizim üzerimizde, 23 Haziran seçiminin ve Millet İttifakı’nın sorumluluğu var. Çünkü 16 milyon vatandaş, 31 Mart’ta sandıktan çıkan iradeyi hiçe sayanlara demokrasi nedir, milli irade nedir, gösterdi. Hem de bir kere değil, bin kere değil, 806 bin kere gösterdi. Bizce, ‘23 Haziran Demokrasi Zaferi’, 16 milyonun bu ülkenin yöneticilerine verdiği bir demokrasi muhtırasıdır. ‘Milletin vicdanı ve iradesi karşısında haddinizi bilin’ dedi vatandaş. Bu ülkenin sahibinin kim olduğunu gösterdi. Özgür ve eşit yurttaşlar olarak bu ülkenin sahibi olduğumuzu, bize Cumhuriyet öğretti” ifadelerini kullandı. 

“BU GERÇEĞİ KABULLENMEK İSTEMEYENLER YOLUN SONUNA GELDİ”

Bu gerçeği kabullenmek istemeyenler ve kendilerini herkesin üstünde görenler için yolun sonuna gelindiğini vurgulayan İmamoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: 

“Cumhuriyet’imizin ikinci yüzyılına doğru giderken, önümüzü, Cumhuriyet’in temel değerleri üzerinde yükselen bir büyük uzlaşmanın ışığı aydınlatıyor. Tüm CHP’lilerin iradesinin Millet İttifakı ve altılı masadaki temsilcisi ve sözcüsü olan Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’de değişim isteyen farklı kesimlerin birleştirilmesine liderlik ediyor. Millet İttifakı ve altılı masa; bu ülkede adalet, eşitlik, huzur, refah ve değişim isteyen herkesin umududur. Millet İttifakı’nın iktidarında, İstanbul’un sorunlarını çok daha hızlı ve çok daha kolay çözeceğiz. İstanbul’da hayatın kalitesini çok daha ileri düzeylere taşıyacağız. İBB olarak 3 yılda çok büyük başarılara imza attık ama daha yapacağımız o kadar çok şey var ki. Onun için şöyle diyorum: Siz, bizi bir de Millet İttifakı iktidarında görün. Uyumlu bir hükümet ve yerel yönetim ilişkisiyle, İstanbul’da neler yapılabiliyormuş, bir de o zaman görün. Çok değil; seneye bu zamanlar.” (KAZETE HABER MERKEZİ)