İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Kongre Merkezi'nde 'Hizmette 3'üncü Yıl Sunumu'nda açıklamalarda bulundu. Toplantıya onur konuğu olarak aktılan CHP lideri, Erdoğan'a ve hükümete yüklenen İmamoğlu

Partisinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Ekrem İmamoğlu'nun “İstanbul'a Hizmette 3. Yıl Sunumu” nedeniyle İstanbul Kongre Merkezi'ndeki sunumunu izleyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’Türkiyeyi aydınlığa ya çıkaracağız, ya çıkaracağız" dedi.

Aile Bakanı, Türkiye'deki Suriyelilerle ilgili tarih verdi Aile Bakanı, Türkiye'deki Suriyelilerle ilgili tarih verdi

KILIÇDAROĞLU: “İBB BAŞKANIMIZI YÜREKTEN KUTLUYORUM”

İBB Başkanı İmamoğlu'nun sunumunun ardından sahneye çıkan CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının satır başları şunlar oldu: 

 Bütün belediye başkanlarımızı kutladığım gibi, İBB Başkanımızı da yürekten kutluyorum. Bir yola çıktık; aydınlık Türkiye için, güzel Türkiye için, adaletli Türkiye için. Ve bir yönetim getireceğiz dedik; halkına hesap veren bir yönetim. Bir anlayış getireceğiz dedik; vergi ödeyen herkesin siyasi otoriteyi sorgulama hakkını getireceğiz dedik. Dolayısıyla, demokrasiyi getireceğiz dedik. Demokrasi olacak ülkemizde. Herkes düşüncesinin özgürce ifade edecek. Hiç kimse sabahın 6’sında evine baskın yapılacak mı diye düşünmeyecek dedik.  Eğer özgürce düşüncelerimizi ifade edeceksiniz, korkmadan yapacaksınız dedik. Çünkü Türkiye'yi yirmi birinci yüzyılın parlak bir yıldızı haline getirme kararlılığındayız. Ve bunu yapacağız. Birlikte yapacağız. 

“MİLLET İTTİFAKI İLE BİRLİKTE YÜRÜYORUZ”

Cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandıracağız dedik. Demokrasinin olmadığını, büyük baskıların olduğunu biliyoruz. Farkındayız. Kadın-erkek eşitliğinin askıya alındığını biliyoruz. Bir tek imzayla parlamentonun iradesinin gasp edildiğini ve İstanbul Sözleşmesi'nin durdurulduğunu biliyoruz. Ama hiç kimsenin umutsuzluğa kapılmaya hakkı yok. Bunların tamamını gerçekleştireceğiz. Emin olun. Kararlıyız. Mücadele edeceğiz. Kararlılığımızı, Gazi Mustafa Kemal'den alıyoruz. Kararlılığımızı, genel başkanlarımızdan alıyoruz. Genel başkanlarımız bize feyiz verdiler. Örnek oldular. Ve biz onların açtığı yoldan yürüyoruz. Birlikte yürüyoruz. Dolayısıyla her birimizin ayrı ayrı görevleri var. Toplumu aydınlatmak gibi. Toplumun sorunlarına kilitlenmek gibi. Her bir soruna sağlıklı çözümler üretmek gibi. Bunların tamamını yapacağız. Evet, beraberiz. Evet, birlikteyiz. Evet, Millet İttifakı’yız. Millet İttifakı'nın altı lideri bir aradayız. Ayrı partileriz. Ayrı programlarımız var, doğru. Hedeflerimiz farklı olabilir ama ortaklaştığımız alanlar var; demokrasi gibi, adalet gibi, devlette liyakat gibi siyasetçinin halkına hesap vermesi gibi, kadın erkek eşitliği gibi, hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye gibi, itibarlı, onurlu bir Türkiye gibi, saygın bir dış politika gibi temel ana normlarda beraberiz. Ve birlikteyiz. Ve birlikte yapacağız bütün bunların tamamını. 

“TÜRKİYE'Yİ AYDINLIĞA YA ÇIKARACAĞIZ YA ÇIKARACAĞIZ”

Şundan emin olmanızı isterim: Zaman zaman yayınlar yapar malum medyayı biliyorsunuz. O malum medyayı biliyorsunuz. Bunlar ne yaparlarsa yapsınlar, ne yazarlarsa yazsınlar; ufak bir şeyden büyük şeyler çıkarmaya da çalışabilirler. Ne olursa olsun, bize inanmanızı isterim. Bize güvenmenizi isterim. Kararlılıkla, azimle yolumuza devam edeceğiz. Türkiye'yi aydınlığa ya çıkaracağız ya çıkaracağız. Bir şey daha. Belediye başkanlarımızın üzerinde büyük baskıların olduğunu biliyorum. Yollarının kesildiğini biliyorum. Ellerinin kollarının bağlanmak istendiğini biliyorum. Nitekim Ekrem Bey, az önce bütün bu ayrıntıları anlattı kısmen. Millet iktidarında biz yeni bir hedef ortaya koyacağız. Merkezle yerel arasında sağlıklı bir denge oluşturacağız. Yerel yönetimlerin kaynaklarını güçlendireceğiz. Yeni kaynaklar, yeni olanaklar sağlayacağız. Çünkü belediyenin yaptığı bütün harcamaları, belde halkı rahatlıkla denetleyebilir. Otopark sorunu var. Ne için taşıtlar için. Taşıtların vergisini kim alıyor? Merkezi hükümet. Aynı merkezi hükümet, geriye dönüp diyor ki; ‘Niye otopark sorununu çözmedin?’ E vergiyi sen alıyorsun. Biz ne yapacağız? Taşıt alım vergisini de motorlu taşıtlar vergisini de benzer vergileri yerel yönetimlere devredeceğiz. Ve yerel yönetimler daha güçlü olacak. Daha kararlı olacak. 

“BELEDİYE BAŞKANLARIMIZ KARARLILIKLA YOLLARINA DEVAM EDİYORLAR”

Bütün bunlara baktığımız zaman, bütün engellerime rağmen belediye başkanlarımız kararlılıkla yollarına devam ediyorlar. Evet bazı kararları imzalanmıyor. Evet, UKOME gibi küçük çocukların bile ‘Böyle bir şey olmaz’ diyebildiği bir şeyle, koca koca adamlar, ‘Acaba İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin elini, kolunu nasıl bağlarız? Nasıl hizmet edemez hale getiririz’ diye bir arayış içindeler. Hangi arayış içinde olurlarsa olsunlar, bütün sorunları çözme kararlılığımız var. Ve bütün sorunları çözeceğiz. Bu ülkeye önce adaleti getireceğiz. Adaletin ne kadar önemli olduğunu biliyorum. Siz de biliyorsunuz. Beraber yürüdük adalet için. Ama adalet, devletin dilidir aynı zamanda. Kainat da adaleti üzerine inşa edilmiştir. O zaman adaleti sağlarken, adaletsizlik yapanları asla unutmayacağız. Adaletsizlik yapanları, halkın hakkını gasp edenleri… Ben bazen diyorum ya ‘helalleşme’ diye. Helalleşme, kişinin yaptığı haksızlık dolayısıyla kişiden özür dilemesi demektir. ‘Ya burada bir yanlış yaptık’ demesidir. Yoksa, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyenle oturacağız helalleşeceğiz diye bir kavram yok. Onun hesabını mutlaka soracağız. 

“O PARALARIN TAMAMINI TÜRKİYE'YE GETİRECEĞİM”

Böyle çocuklarına vakıflar kurduracaksın. Milyon dolarlarla oynayacaksın. Amerika'larda gökdelenleri yapacaksın. Efendim Muhammed Ali Clay’ın çiftliğini satın alacaksın; Kılıçdaroğlu onları görmeyecek. Göreceğim, hepsini göreceğim. O paraların tamamını Türkiye'ye getireceğim. Ve halkın hizmetine sunacağım. Bir soygun düzenini, bir harami düzenini yıkacağız. Kararlıyım. Haramilerin olduğu yerde, adalet olmaz. Haramilerin olduğu yerde, gelir dağılımı dengeli olmaz. Haramilerin olduğu yerde, halkın hakkı yenir. Haramilerin olduğu yerde, adaletle düzen tutmaz. Haramilerin olduğu yerde binlerce milyonlarca insan yatağa aç girer. Haramilerin olduğu yerde her şey olur. Haramilerin iktidarını yıktığımızda göreceksiniz aydınlık Türkiye'yi. Göreceksiniz çağdaş uygarlığı. O çağdaş uygarlığa ulaşmak için nasıl çalıştığınızı göreceksiniz. Alın terinin ne kadar değerli olduğunu göreceksiniz. 

“GÜZEL TÜRKİYE'Yİ BİRLİKTE İNŞA EDECEĞİZ”

Bir çiftçi kadın şunu söylüyorsa: ‘Biz artık zarar etmiyoruz. Biz battık, battık diyorum.’ Eğer bir çiftçi kadın bu noktaya gelmişse, Ankara'dakilerin oturup düşünmesi lazım. Ama düşünemiyorlar. Sorunları çözmesi lazım. Ama çözemiyorlar. Çünkü yönetemiyorlar. Çünkü yönetme kapasiteleri yok. Çünkü birikimleri yok. Çünkü yönetme bilgileri yok. Çünkü liyakatin ne olduğunu bilmiyorlar. Çünkü devlet nasıl yönetilir, onu bilmiyorlar. Çünkü adalet nedir, onu bilmiyorlar. Ama altı lider de kararlıyız. Onlara adaleti de öğreteceğiz. Onlara güzelliği de öğreteceğiz. Kadın-erkek eşitliğini öğreteceğiz. Onlara herkesin inancına, herkesin kimliğine, herkesin yaşam tarzına saygı nasıl gösterilirmiş onu da göstereceğiz. Hiç endişe etmeyin. Asla unutmayın, asla umutsuzluğa kapılmayın. Hep beraber Türkiye'yi, Gazi Mustafa Kemal'in öngördüğü çağdaş uygarlığa ulaştıracağız ve aşacağız. Ve birlikte mücadele edeceğiz. Birlikte çalışacağız. Doğusu batısı, güneyin kuzeyi ayırmadan. Kadını-erkeği ayırmadan. Yaşlısı, genci ayırmadan beraber yapacağız. Güzel Türkiye'yi birlikte inşa edeceğiz.  (KAZETE HABER MERKEZİ)