Kadınların yaşamını korumak için 8 yıl önce bugün yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesi için mücadele sürüyor. Kadın örgütleri, muhalif partilerin kadın organları İstanbul Sözleşmesi'nin fesih kararını yerinde bulan Danıştay kararının Anayasa'ya aykırılı konusunda Anayasa Mahkemesi'nde itiraza hazırlanıyor. Erdoğan'ın sözleşmeyi feshettiği tarihten bu yana ise Türkiye'de 400'e yakın kadın erkekler tarafından katledildi.

Kadınları her türlü şiddetten korumak için 8 yıl önce bugün (1 Ağustos 2014) yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesi için kadınlar kararlı biçimde mücadelelerini sürdürüyor.

preview imageAKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ilk imzacısı olduğu İstanbul Sözleşmesi'ni, kökten dinci Akit gazetesi'nin LGBTİ'lileri bahane ederek sözlemeyi destekleyen Sümeyye Erdoğan Bayraktar'ın kurucusu olduğu KADEM'i  hedef alan yayınları sonrası gece yarısı kararnamesiyle iptal etmesine kadınların öfkesi sürüyor. Katillere güç veren iktidar tarafından feshedilen sözleşme için kadınlar bir kez daha “Vazgeçmiyoruz” dedi.

Kadınlar için hayati önem taşıyan İstanbul Sözleşmesi 8 yıl önce bugün yürürlüğe girdi. Türkiye, erkek şiddetini önlemek konusunda en kapsayıcı tanıma sahip olmasının yanı sıra bağlayıcılığı olan İstanbul Sözleşmesi’nin feshedildiği 20 Mart 2021’den bu yana yaklaşık 400 kadın erkekler tarafından katledildi.

Bir buçuk senedir kadınlar Sözleşme’nin yeniden yürürlüğe girmesi için mücadele ederken Danıştay, Cumhurbaşkanı tarafından feshinin hukuka uygun olduğuna dair Anayasa ile çeşin bir tarar verdi.

Kadınlar, Sözleşme’nin 8’inci yılında bir kez daha yaşamlarından vazgeçmeyeceğini vurguladı. Eşitlik İzleme Kadın Grubu’ndan (EŞİTİZ) Özlem Altıok ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneği Genel Sekreteri Fidan Ataselim, İstanbul Sözleşmesi’nin önemini anlattı.

Özlem Altıok, Birgün'e yaptığı açıklama toplumsal cinsiyet eşitliği sağlamadan iktidarların kadınlara karşı sorumluluğunuÖzlem Altıok, EŞİTİZ üyesi yerine getiremeyeceğini kaydetti.

İstanbul Sözleşmesi’nin kadın karşı şiddetin kökünde toplumsal cinsiyet eşitsizliği yattığını dile getiren bir sözleşme olduğunu vurgulayan Altıok, şöyle konuştu: “Kadına karşı şiddetin kökündeki sebebi çok net olarak ortaya koyan bir sözleşme. Toplumsal cinsiyet eşitliği sağlamadan bu ideali, bu değeri ön plana çıkartıp buna ilişkin politikalar, mekanizmalar üretmeden bu problemleri çözemezsiniz diyor. Altın standart İstanbul Sözleşmesi. Çünkü sadece bu tespiti yapmakla, feminist hareketlerin on yıllardır dile getirdiği uğruna mücadele verdiği bu temel tespiti yapmakla kalmıyor aynı zamanda devletlere diyor ki ‘siz kadın-erkek eşitliğini de daha genelde toplumsal cinsiyet eşitliğini de sağlamakla yükümlüsünüz.’ Bu yükümlülüğü yerine getirmediğiniz takdirde sınırlarınız içerisinde yaşayan kadınlara karşı sorumluluğunuzu yerine getirmemiş oluyorsunuz. Çünkü onların özgürce yaşama hakkını, güven içerisinde eşit yurttaşlar olarak yaşama hakkını devletler korumak zorundadır diyor sözleşme. Bu yüzden kadınlar, LGBTİQ+’lar sahip çıkıyor. Çok temel bir insan hakları sözleşmesi. Bu yüzden nasıl ki insan hayatından vazgeçmez, bizler de bu sözleşmeden vazgeçmiyoruz.”

Reuters, Erdoğan'ın seçim taktiğini açıkladı Reuters, Erdoğan'ın seçim taktiğini açıkladı

ŞİDDETSİZ TOPLUM YARATMA HEDEFİ

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneği Genel Sekreteri Fidan Ataselim, İstanbul Sözleşmesi’nin şiddetsiz bir toplum yaratma hedefi olduğunu dile getirdi. Cumhrubaşkanı Erdoğan’ın fesih kararını hatırlatan Ataselim, “Hukuken ve toplumsal olarak mücadelemizi sürdüreceğiz. İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz” dedi ve şöyle devam etti:

“Danıştay’ın verdiği karar oy birliğiyle verilmemiştir ve anayasaya aykırıdır. Şimdiye kadar hiçbir yetkilinin esas dava açtığımız taraf olan Cumhurbaşkanlığı tarafından bu karardan çekilmenin sebepleri anlatılmadı. Esasına ilişkin tek bir cümle edilmedi. Bu noktada da haliyle bir kişinin her konuyla ilgili dilediği tüm kararları alabileceğiyle ilgili bir onama oldu. Buna karşı biz her bir maddeyi uygulatmaya devam edeceğiz. Bu sözleşme yalnızca kuru bir metin değil. Sözleşmeden çekilmeden önce de maddeleri uygulatmanın mücadelesini yürütüyorduk. Bundan sonra da bu mücadelemiz devam edecek. Bahsi geçen eylem planlarının hiçbiri İstanbul Sözleşmesi’nin yerini dolduramaz. Çıkan onlarca İnsan Hakları eylem planları var. Bunların hiçbirinin uygulanmadığını görebilirsiniz.”

ŞÜPHELİ ÖLÜM

İstanbul Esenyurt’ta 13 katlı binanın 5’inci katından düşen bir kadın hayatını kaybetti. Dairenin balkon korkuluklarının kırılmasıyla yere düşen kadının yardımına çevredekiler koştu. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yerde ağır yaralı bir şekilde yatan kadın, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Bina yöneticisi Nurullah İpekçi, “4 tane korkuluk var. Onlar da kolona bağlı. Nasıl kırılıyor, nasıl kopuyor ve aşağı düşüyor. Meçhul” dedi.