Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), kadın örgütlerine Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararının iptali istemiyle Danıştay'da açılan davanın yarın ki duruşmasına katılım çağrısı yaptı.

Ev işçisi kadınlar, 'eşit, güvenceli bir yaşam' için yürüdüler Ev işçisi kadınlar, 'eşit, güvenceli bir yaşam' için yürüdüler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kararıyla İstanbul Sözleşmesi'nin bir gece feshedilmesine karşı açılan gerek muhalefet partileri gerekse bazı sivil toplum kuruluşlarının açtığı iptal davalarının Danıştay'da görülmesine yarın devam edilecek.

Türkiye'de 300'e yakın kadın kuruluşunun  çatı örgütü Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) tarafından yapılan açıklamada da yarın görülecek Danıştay duruşmasına çağrı yapılarak; “Gelin bu yanlış karardan dönün” denildi.

KARARA ‘DUR’ DEMEYENLERİN KADINLARA CAN BORCU DOĞACAK

“İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmeyi isteyenler, aynı zamanda kadınlara yıllardır, 'erkeklerle eşit değilsiniz; çocuk yaşta evlenin; şiddete boyun eğmeyip boşanırsanız nafaka haramdır; çalışırsanız fahişe olursunuz; sokakta kahkaha ile gülmeniz iffetsizliktir, istediğinizi giyinemezsiniz; kendi istediğiniz sayıda doğuramazsınız; her kürtaj bir cinayettir; babanıza ya da kocanıza emanetsiniz' gibi ayrımcı ve cinsiyetçi söylemler üretenler ve bu fikirleri hayata geçirmeye, yasalaştırmaya çalışanlardır. Haklarını, hayatlarını ve yaşanabilir bir dünyayı savunan kadınların mücadelesine 'sürtük' gibi küfürleri yakıştıranlar ve kadınların her gün 3'er 5'er katledilmelerini seyredenlerdir” denilen EŞİK açıklamasında bu hukuksuz karara “dur” demeyenlerin kadınlara laik demokratik bir ülkede, şiddetten uzak, özgür, eşit bir hayat ve hatta can borcu doğacağı vurgulandı.  

'DANIŞTAY’DA SÖZLEŞMEYİ HEP BİRLİKTE SAVUNDUK'


İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin evrensel insan hakları hukukundan kopmak, cinsiyet eşitliğinden vazgeçmek anlamına geldiğini, doğuracağı hukuki sonuçların çok ötesine geçerek kadınlara, çocuklara ve LGBTI’lere karşı her türlü şiddeti körükleyeceğini çeşitli etkinlikler ve yazılı sözlü açıklamalarla vurgulayan EŞİK, yaptığı açıklamada Danıştay sürecinin takipçisi olacaklarını belirtti: “Danıştay 10. Dairesi, İstanbul Sözleşmesi’nden Cumhurbaşkanı kararı ile çekilmenin hukuksuzluğuna dair açılmış olan 200’den fazla davada ilk duruşmayı 28 Nisan 2022 günü yapmıştı. EŞİK Platformu’nun çağrısıyla yüzlerce avukat, kadın ve LGBTİ+ örgütü, sendika, meslek kuruluşu ve siyasi partilerin kadın çalışmaları birimlerinin temsilcileri kadınlar olarak Danıştay’da idik ve İstanbul Sözleşmesi’ni birlikte savunduk.”

Danıştay tarihindeki en kitlesel duruşmada söz alan avukat ve hukukçuların, Sözleşme’den çekilmenin hukuksuzluğunu tüm açıklığı ile anlattığı ve insan hakları hukuku dersi niteliğinde savunma yaptığı ifade edilen açıklamada; “Sözleşme’den çıkılmasının sosyal, siyasal sonuçlarına işaret ettiler ve kadına karşı suçlar üzerindeki etkilerini tüm yönleriyle açıkladılar. Kararın dayandırıldığı “uluslararası sözleşmelerini sonlandırma yetkisini düzenleyen 9. Sayılı Cumhurbaşkanı kararında kastedilen uluslararası sözleşmelerin temel insan hakları ile ilgili değil, ticari ve sair konulardaki anlaşmalar olduğunu belirterek; Cumhurbaşkanı 9 nolu kararıyla kendisine spor müsabakaları anlaşmaları, ekonomik anlaşmalar yapma veya bunlardan çıkma yetkisi vermiştir, tek kişi bu tür anlaşmalardan çıkabilir ya da imzalayabilir, ama İstanbul Sözleşmesi kadınların şiddetsiz hayat hakları ile ilgilidir, temel insan hakları ile ilgili uluslararası sözleşmelerden Anayasa gereği bir kişinin kararı ile çıkılamaz görüşünün altını kalınca çizdiler” denildi.

'HEP BİRLİKTE KADIN DAYANIŞMASINI SAVUNACAĞIZ'

7 Haziran’da ve 14 ile 23 Haziran'da yapılacak duruşmalara da katılıp İstanbul Sözleşmesi’ni savunmaya devam etmeye çağrılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “28 Nisan duruşmasının akabinde yaptığımız 4 Haziran tarihli açıklamamızda, 'o gün duruşması yapılan çok çeşitli kesimlerden kişi ve kurumların, Tekirdağ’dan Diyarbakır’a dek baroların, sendikalarının, siyasi partilerin, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkış kararının iptali için dava açmış olmasının, toplumun tüm kesimlerinin, her siyasi görüşten insanın ortak itirazını gösterdiğini, küçük bir azınlık dışında tüm toplumun Sözleşme’ye sahip çıktığını' belirttik. Aynı kararlılık ve birliktelikle 7 Haziran’da ve 14 ile 23 Haziran'da yapılacak diğer duruşmalarda orada olacağız ve bu ortak direnişi sürdüreceğiz. Yargı bağımsızlığına ilişkin artık kanıt gerektirmeyen müdahalelere karşın bizler ortak geleceğimiz için hukuktan ayrılmayacağız. AKP Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan’ın TBMM Başkanlığı’na sunduklarını duyurduğu 6. Yargı Paketi'ndeki 24 maddelik 'Hakimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi' ile yeni bir yargıya müdahale girişimine karşın, 'üstünlerin hukukunu' değil, hukukun üstünlüğünü hep birlikte savunmaya devam edeceğiz. 

7 Haziran’da saat 09:00'da Danıştay önünde basın açıklaması yapacağız. Saat 09:45'te başlayacak bu duruşmada da hep birlikte kadın dayanışmasını daha da yükselteceğiz."