YKS'de kız öğrencilerin net ortalaması sadece Türkçe'de erkeklerden yüksek çıktı. Eğitim-Sen bu durumu, eğitimde cinsiyet eşitsizliğinin bir yansıması olarak değerlendirdi.

Eğitim ve Bilim emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), üç milyonu aşkın adayın katıldığı 2022 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarını değerlendirdi.

Kız öğrencilerin üniversite sınavına girme oranının erkeklerden yüksek olduğuna dikkat çekilen Eğitim-Sen'in açıklamasında, szınavda kızlmarın Türkçe dalında erkeklerden daha bayarılı oludğu belirtildi. Eğitim-Sen açıklamasında,  kız  öğrencilerin net ortalamasının Türrkçe dışındaki derslerde ise serkek öğrencilere kıyasla daha düşük olduğu vurgulandı.

Eğitim-Sen'in YKS sonuçlarıyla ilgili değerlendirme raporu şöyle:

"3 milyonu aşkın adayın katıldığı 2022 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçları Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından açıklandı. ÖSYM tarafından açıklanan verilere göre, kız öğrencilerin üniversite sınavına girme oranı, erkek öğrencilere göre çok daha yüksek. Ancak net ortalamaları ile ilgili veriler incelendiğinde, kız öğrencilerin belirgin bir biçimde sadece Türkçede erkeklerden daha yüksek net ortalamasına sahip olduğu görülmektedir. Sınava giren tüm adaylar içerisinde Türkçedeki net oranı kız öğrencilerde yüzde 19,195 erkek öğrencilerde yüzde 16,366 olarak gerçekleşmiştir. Diğer derslerde net ortalamasının erkek öğrencilere göre düşük olması, yaşamın her alanında yeniden üretilen cinsiyet eşitsizliğinin eğitimdeki yansımasını ortaya koymaktadır.

Kız öğrencilerin sözel ağırlıklı derslerde kısmen başarı oranı yüksekken, sayısal ağırlıklı derslerde başarısının düşük olması kız öğrencilerin eğitime erişimi açısından da eşitsizliği ortaya koymaktadır.

"TÜRKİYE'DE CİNSİYETÇİ ÖGELERDEN ARINMIŞ EĞİTİME İHTİYAÇ VAR"

Kadınların yaşamda eşit fırsatlara erişmesi, cinsiyetçi kalıp yargılardan kurtulması ve yasal haklarını kullanabilmesi için eğitime erişmeye ve cinsiyetçi öğelerden arındırılmış, bilgi ve becerilerini geliştirerek onları güçlendiren eğitim politikalarına ihtiyaçları vardır. Ancak sınıfsal ve cinsiyet eşitsizliklerini derinleştiren siyasal iktidarın politikaları sonucunda kız öğrencilerin eğitime erişimi önündeki engeller daha da artmıştır. Ekonomik kriz ve pandemi süreci bu durumu daha da derinleştirmiştir.

'KYK borçlarında, öğrenciden enflasyon farkı alınmayacak' 'KYK borçlarında, öğrenciden enflasyon farkı alınmayacak'

"YOKSUL AİLELERİN ÇOCUKLARI UZAKTAN EĞİTİME ERİŞEMEDİ"

Pandemi sürecinde, kentlerin yoksul bölgelerinde ve kırsal kesimlerde teknik altyapının yetersiz olması nedeniyle yoksul ailelerin çocukları uzaktan eğitime erişememiş, bu dönemde okul terkleri ve çocuk işçiliği artmış, kız çocukları eğitimden koparılarak geleneksel cinsiyet rollerine hapsedilmiştir. Kız çocuklarının okulu bırakma ve okula dönmeme riski bu dönemde daha da artmıştır. Okulların kapanmasıyla, ev içi işler ve kardeşlere bakma sorumluluğu çoğunlukla kız çocuklarına yüklenmiştir. Bu durum kız ve erkek öğrencilerin eğitime erişimindeki eşitsizlikleri arttırmış ve üniversite sınav sonuçlarında da bu durumun sonuçları görülmüştür.

İktidarın kesintisiz eğitim yerine hayata geçirdiği 4+4+4 eğitim sistemi, köy okullarının kapatılması ile taşımalı eğitimin yaygınlaştırılması, ekonomik krizin derinleştirdiği yoksulluk,  pandemi koşulları ve iktidarın cinsiyetçi politikaları nedeniyle ilk ve orta öğretimde kız çocuklarının okullaşma oranları her geçen yıl düşmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın verilerine göre, 2012-2013 eğitim öğretim yılında yüzde 98,9 olan kız çocuklarının okullaşma oranı, 2020-2021 eğitim öğretim yılında gerileyerek yüzde 93.1 olarak gerçekleşmiştir.

"KIZ ÇOCUKLARI TOPLUMSAL YAŞAMIN HER ALANINDA CİDDİ BOYUTLARDA RİSK ALTINDA"

Kız çocukları evde, sokakta, okulda yani toplumsal yaşamın her alanında ciddi boyutlarda şiddet riski altında bulunmakta, cinsiyetleri nedeniyle daha fazla ayrımcılığa maruz kalmakta, karar alma süreçlerinde dikkate alınmamakta ve eğitimden koparılmaktadır. Kız öğrencilerin, tüm bu dezavantajlı durumlara rağmen 2022 YKS sonuçlarının da gösterdiği gibi, karşılarına çıkan tüm engelleri ve cinsiyetçi eğitim politikalarına rağmen sınavlara katılım oranı ve kısmen başarı göstermiş olmaları önemlidir. Eğitimin bütün kademelerinde eşitsizliği yeniden üreten her türlü ayrımcı ve cinsiyetçi politikalara son verilmeli, kız çocuklarının nitelikli eğitime erişimini sağlayan eğitim politikaları üretilmelidir.

(Kazete Haber Merkezi)