Konya’da Uzman Kardiyolog Ekrem Karakaya’nın uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitirmesine tepki gösteren binlerce hekim tüm yurtta birgün iş bıraktı Ankara'da ise hekimler ve sağlık çalışanları önlük ve iş giysileriyle Sağlık Bakanlığı’na yürüyüdü.

Türk Tabipleri Birliği (TTB), Konya Şehir Hastanesi'nde görev yapan Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ekrem Karakaya'nın, Hacı Mehmet Akçay isimli özel gfüvenlik görevlisi saldırgan tarafından başından vurularak katledilmesine karşı ülke genelinde 7-8 Temmuz tarihlerinde iş bırakma kararı aldı.

Karakaya'nın katledilmesinin ardından basın toplantısı düzenleyen TTB, iş bırakma kararını tüm sağlık emek-meslek örgütleriyle birlikte aldıklarını belirtti.

Basın toplantısında açıklamalarda bulunan TTB Merkez Konseyi üyesi Dr. Nursel Şahin, “Biz suçluyu biliyoruz. Hastalarımız ve hekimlerimiz ancak birlikte hareket ederek güç alacağız. Öfkemiz mutlaka galebe gelecek”  dedi.

SAĞLIK EMEKÇİLERİ ŞİDDETE KARŞI AYAKTA

Dr. Karakaya'nın katledilmesinin ardından binlerce sağlık emekçisi Türkiye'nin dört bir yanında “Üzgünüz, Öfkeliyiz! Sorumlulardan Hesap Soracağız!” başlığı ile iş bıraktı.

Çeşme Devlet  Hastanesi Acil Servisi'nde muayene sırası bekleyen hastalar (Foto: KAZETE)

Dokuz günlük bayram tatili öncesi turizm kentlerine akın eden tatilciler, sağlıkta katliamı protesto amacıyla iş bırakma eylemi yapan hekim ve sağlık emekçilerinin direnişenden habersiz bugün hastanelere gittiklerinde poliklinik hizmetinin verilmemesi karşısında Acil Servislere  hücum etti. 

Çeşme'de Alper Çizgekanat Devlet Hastanesi'nde  randevuları  iş bırakma eylemi nereniyle iptal edilen  hastalarla güvenlik görevlileri arasında sert tartışmalar yaşandı.

Sağlıkta şiddetin son bulması talebiyle 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenen eyleme tüm sağlık emek-meslek örgütleri de katıldı.

SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ’NE YÜRÜYÜŞE POLİS BARİKATI

Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi önünde toplanıp İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü önüne yürümek isteyen sağlık emekçilerine izin verilmedi. “Sağlıkta şiddet son bulsun” diyerek yürüyüşe geçen sağlık emekçilerine polis barikat kurdu. 

Polisin baskısına rağmen barikatı aşan sağlık emekçileri, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğüne doğru yürüyüşe başladı.

Polislerin yürüyüşü engelleme girişimlerine tepki gösteren bir hekim, "Elimde silah yok, önlüğüm var sadece. Ben senin annene baktım, babana baktım, çocuğuna baktım. Beni bırak!" dedi.

 İSTANBUL İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ ÖNÜNDE AÇIKLAMA YAPILDI

Defalarca polis barikatını aşarak İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü önüne gelen sağlık emekçileri, basın açıklamasını gerçekleştirdi.

Polisin helikopterle dahi almaya çalıştığı barikatın içinde açıklama düzenleyen sağlık emekçileri, helikopteri göstererek, “Bu kara bulutları elbette dağıtacağız. Sağlık emekçileri olarak bu ülkeyi bütün emekçileriyle beraber bu ülkede emeğimize sahip çıkacağız. Gidecek olanlar sizlersiniz, yolun sonu sizler için göründü. Recep Akdağ’ların devamı Müezzinoğulları’nın devamı olan Fahrettin koca senin için yolun sonu göründü. Artık o koltuktan inme zamanı, artık yargıya hesap verme zamanı” sözlerine yer verdi.

Türk Tabipler Birliği’nin ortak basın açıklamasını İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü önünde okuyan İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nergis Erdoğan, “Sağlıkta şiddetin münferit bir olgu olmadığını, bunun toplumsal ve politik bir sorun olduğunu, gerekçeleriyle birlikte tekrar tekrar ifade ettik. Sağlık kurumlarında meydana gelen silahlı saldırıların artışı nedeniyle bu konuda önlemler alınmasını ve 6136 sayılı yasada değişiklik yapılmasına ilişkin yasa teklifleri önerdik.  Ancak tüm uyarılarımız görmezden gelindi, bilinçli bir yaklaşımla şiddetin kaynağı toplumsal bağlamından koparılarak sorun bireylere indirgendi” sözlerine yer verdi.

GÜVENLİK ŞUBE MÜDÜRÜNDEN GAZETECİLERE ŞİDDET, ENGELLEME VE TEHDİT!

Sağlık emekçilerinin eyleminde gazeteciler yine polis engeliyle karşı karşıya kaldı. olan İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürü Hanifi Zengin gazetecileri haber takibi sırasında şiddet uygulayarak engellemeye çalıştı.

Zengin, yine sağlık emekçilerinin eyleminde Artı TV Muhabiri Meral Danyıldız ve kameraman Bilal Meyveci'yi tehdit ederek üzerine yürüdü, hedef gösterdi. Zengin ayrıca Artı TV Kameranı Bilal Meyveci'yi "Ayağına bastığımı çektin mi? Çekmediysen seninle görüşeceğiz" diyerek tehdit etti.

‘SAĞLIK EMEKÇİLERİNE EN UFAK BİR ZARAR GELMESİNE TAHAMMÜLÜMÜZ YOKTUR’

Sorumluların yaklaşımının cinayetle sonuçlandığını kaydeden Erdoğan, “Ülkede artan şiddet iklimi, bizlerin sadece çalışma koşullarını bozmakla kalmamış, can güvenliğimizi de ortadan kaldırmıştır. Her anlamıyla tıkanan sağlık sisteminin tüm sorumluluğu hekimlerin ve sağlık emekçilerinin omuzlarına yıkılmakta, bu durum bizleri hedef haline getirmekte, sağlık alanında yürütülen politikalar bizlere, şiddet, ölüm, çaresizlik ve umutsuzluk olarak geri dönmektedir. Sağlık emekçilerine en ufak bir zarar gelmesine tahammülümüz yoktur. Şiddet daha önce de defalarca belirttiğimiz gibi, öngörülebilir ve önlenebilir toplumsal bir sorundur ve sorun çözmeye niyetli bütünlüklü politikalarla aşılabilecektir” diye konuştu.

Açıklamanın ardından, sağlık emekçileri “Bakan istifa” sloganları attı.

Ensest ilişki bebeği doğduktan birkaç saat sonra öldü Ensest ilişki bebeği doğduktan birkaç saat sonra öldü

"HEKİM CİNAYETLERİ POLİTİKTİR"

Sağlık emekçileri İstanbul'da çok sayıda hastanede iş bıraktı. İstanbul Tabip Odası'nın (İSTABİP) sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda "Öldürenin sadece bir katil olmadığını biliyoruz. Hekim cinayetleri politiktir" denildi.

Bağcılar Eğitim Araştırma Hastanesi'nde bir araya gelen hekimler sağlıkçılara yönelik şiddeti alkışlarla protesto etti.

Hekimler ayrıca Şişli Etfal Hastanesi ve Samatya Devlet Hastanesi'nde de bir araya geldi. Beykoz Devlet Hastanesi'nde de yürüyüş düzenlenirken, çevredeki yurttaşlar hekimlere alkışlarıyla destek verdi.

Samatya Devlet Hastanesi'nde yapılan açıklamada "Bugün yeniden ve daha güçlü bir şekilde söylüyoruz: sağlık emekçilerine zarar gelmesine en ufak bir tahammülümüz yok!" denildi.

"SORUMLULARDAN HESAP SORACAĞIZ"

Sağlıkçılar, İzmir'de de farklı hastanelerde iş bırakma eylemi yaptı. 

Hekimler, Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde basın açıklaması düzenledi.

Alsancak Devlet Hastanesi'nde de bir araya gelen sağlık emekçileri, sağlıkta şiddeti protesto etti.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde düzenlenen eylemde ise "Sorumlulardan hesap soracağız" denildi.

"NEREYE KADAR DEVAM EDECEK?"

Gazi Hastanesi önünde bir araya gelen sağlık emekçileri "Artık ölmek istemiyoruz" dedi.

Eylemde açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Tansu Ulakavak Çiftçi, "Yeter. Aklımızda çok soru var. Nasıl cesaret ediyorlar? Asıl sormlular kim? Nereye kadar devam edecek? Nasıl önlem alınacak? Bunların hepsi kafamızda var" dedi.

Gazi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Hasan Bostancı ise şöyle konuştu:

"Bu olayların bir daha yaşanmaması adına gerekli önlemlerin alınmasını yetkili mercilerden arz ediyoruz, rica ediyoruz."

"FAHRETTİN KOCA İSTİFA"

Ankara'da ise hekimler ve sağlık çalışanları   beyaz önlük ve iş giysileriyle Sağlık Bakanlığı’na yürüyüdü.

 Sloganlar atarak bakanlık önüne gelen hekimler üstünde kan lekesi bulunan beyaz önlüklerini bakanlık korkuluklarına astı, tepkilerini dile getiren basın açıklaması yaptı.

Sorunlar çözülünceye kadar Sağlık Bakanlığı önünde çadır eylemi için hazırlıklara başlandığı bilgisi paylaşıldı.

Öteyandan Hacettepe Üniversitesi’nde iş bırakan sağlıkçılar basın açıklaması  yaptı.

Sağlık emekçilerinin basın açıklamasında hekim cinayetleri protesto edilirken, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca istifaya çağrıldı. 

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde düzenlenen basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“Ülkede artan şiddet iklimi sadece çalışma koşullarımızı zorlamakla kalmamış, can güvenliğimizi de ortadan kaldırmıştır. Her anlamıyla tıkanan sağlık sisteminin tüm sorumluluğu hekimlerin ve sağlık emekçilerinin omuzlarına yıkılmakta ve bu durum bizleri hedef haline getirmektedir. Sağlık alanında yürütülen politikalar bizlere şiddet, ölüm, çaresizlik ve umutsuzluk olarak geri dönmektedir. Binlerce sağlık emekçisi ve hekim ülkeyi terk etmektedir.

Bugün yeniden ve daha güçlü şekilde söylüyoruz: Sağlık emekçilerine en ufak bir zarar gelmesine tahammülümüz yoktur. Şiddet daha önce de defalarca belirttiğimiz gibi öngörülebilen ve önlenebilen toplumsal bir sorundur ve sorunu çözmeye niyetli, bütünlüklü politikalarla aşılabilecektir. Güvenli çalışma ortamı sağlamak siyasal iktidarın sorumluluğundadır. Sağlık bakanı başta olmak üzere sorumluluğunu yerine getirmeyen tüm yetkililer derhal istifa etmelidir."

"TAHAMMÜLÜMÜZ KALMADI, NEFES ALAMIYORUZ"

Hekimler, Antalya Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde de sağlıkta şiddetin son bulması talebiyle harekete geçti.

Sağlık emekçilerine yönelik şiddeti protesto eden hekimler, hastane içinde yürüyüş düzenledi. 

Hekimler sık sık "Hükümet istifa" sloganı attı.

Eylemde konuşma yapan SES Antalya Şube Başkanı Şükran İçöz şunları söyledi:

"Sözün bittiği yerdeyiz. Tahammülümüz kalmadı, nefes alamıyoruz. Tükendik! Güvenli ortamlarda çalışmıyor, her an şiddet tehdidi altında inanılmaz bir stresle yaşıyoruz. Sağlık emekçilerine yönelik şiddet her geçen gün, her geçen dakika artıyor. Şiddet pandemisi ile karşı karşıyayız."

"ÜZGÜNÜZ, ÖFKELİYİZ"

Diyarbakır'ın Yenişehir ilçesindeki İl Sağlık Müdürlüğü önünde bir araya gelen sağlıkçılar, burada oturma eylemi yaptı. 

Sağlıkçılara yönelik şiddeti protesto eden hekimler, "Üzgünüz, öfkeliyiz" pankartı açarken, "Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz" sloganı attı.

"HESAP SORACAĞIZ"

Sağlık emekçileri Mersin'de İl Sağlık Müdürlüğü önünde de eylem düzenledi.

Hekim cinayetlerinin protesto edildiği eylemde basın açıklaması okundu.

Sağlıkçılar, "Öfkeliyiz, sorumlulardan hesap soracağız" dedi.

ACİL DURUMLAR DIŞINDA HİZMET VERİLMEYECEK

TTB'nin internet sitesinden paylaşılan bilgi notuna göre; sağlık hizmetleri resmi tatillerdeki gibi sunulacak, yani acil durumlar dışında sağlık hizmeti verilmeyecek.

İnternet sitesinden paylaşılan bilgilendirme metninde sağlık emekçilerin düzenlendiği eylemin anayasal haklar çerçevesinde gerçekleştirileceği belirtilirken "Sağlık çalışanlarının meslek kuruluşunun aldığı karara dayalı yapacağı bu etkinlik, anayasal haklar arasında yer alan örgütlenme, düşünce ve ifade özgürlüğünün kullanımı niteliğindedir. Örgütlenme özgürlüğü önündeki hukuki engeller, hem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları hem de ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler doğrultusunda yeniden düzenlenerek bu konudaki engeller kaldırılmaya çalışılmıştır" denildi. 

TTB Merkez Konseyi tarafından yapılan açıklamada sağlık emekçilerinin eylemine ilişkin şu bilgiler paylaşıldı:

1) COVID-19 veya COVID-19 şüphesi ile başvuranların poliklinik ve klinik tedavilerine devam edilecek; diğer hastalarımıza nöbet düzeninde sağlık hizmeti verilecektir.

2) Sağlık hizmeti sunulan tüm birimlerde, acil tanı ve tedavi endikasyonu olan hastaların bakımı aksatılmayacaktır. Acil servisler eylem süresince gerektiğinde görevli hekimlerce takviye edilecektir.

3) Acil hizmetin verilebilmesi için sağlık kuruluşlarının acillerine ulaşımın istemeyerek de olsa engellenmemesi amacıyla (aciller önünde uygunsuz toplanma, yürüyüşler nedeniyle trafik akışında sıkıntıya yol açma ve acil hasta getiren araçların gelişini zorlaştırma/olanaksızlaştırma gibi durumlara izin verilmemeli) önlemler alınmalıdır. Bu hususta sağlık çalışanlarının ve hastaların güvenliği öncelikle kurum idarecilerindedir.

4) Yoğun bakım hastalarının -eylem nedeniyle- tedavilerinde hiçbir aksamaya yol açılmaması için her zamanki duyarlılıkla hizmetin sürdürülmesine dikkat edilecektir.

5) Acil ve riskli gebelere, diyaliz hastalarına ve kanser hastalarına sağlık hizmeti sunulmaya devam edilecektir.

6) Servislerde yatarak tedavi görmekte olan hastaların her türlü tıbbi işleminin aksatılmadan yürütülmesini sağlayabilecek sayıda sağlık çalışanı, mesai dışı sürelerde (gece ve hafta sonu nöbetleri, vb.) olduğu gibi servislerde hazır bulunacaktır.

7) Bütün sağlık çalışanları eylem boyunca hasta ve yakınlarına eylemin amacını açıklamalı, acil ve yatan hastalarımızın acı ve sıkıntılarına hürmet eden bir tarzla eylem sürdürülmelidir.

8) Bu hususlar çağrıcı örgütlerin yöneticileri ve her birimdeki temsilcileri tarafından da takip edilecek ve belirtilen çerçevede gerçekleşmesi için çaba sarf edilecektir. (KAZETE HABER MERKEZİ) İleri HABER)