Bursa’da çöple dolu bir evin tahliyesi sırasında kilitli bir odada baygın halde bulunan Cem M. A. adlı 9 yaşındaki çocuk Antalya’da devlet koruması altına alındı.

DHA, teyzesiyle yaşadığı belirtilen 17 kilogram ağırlığında ve 1 metre 38 santimetre boyundaki çocuğun yaklaşık bir yıldır bulunduğu odada tutulduğunu aktardı.

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Özlenen Özkan, sağlık kontrolünden geçirilen çoçuğun durumunun genel olarak iyi olduğunu belirtti.

Özkan, "Hiç okula gitmemiş, okuma yazma bilmiyor. Bu duruma çok üzüldüm. Hatta Cem Muhammet A. 'Burada olmaktan mutluyum' dedi. Oyuncağa sevindi. Yemek yediğini söyledi. Taze fasulye yemiş, çorba içip yoğurt yemiş. Çok hoşuna gitmiş yemek" sözlerini ekledi.

'Organ yetmezliği tespit edilmedi'

Prof. Özkan, “Bir deri bir kemik kalmış neredeyse” dediği Cem’de ilk aşamada bir organ yetmezliği tespit edilmediğini aktardı.

DHA’ya göre anne Yasemin A. eşinden ayrıldıktan sonra o sırada 19 aylık olan oğlunu annesine bırakarak Antalya’ya çalışmaya gittiğini söyledi.

Cem Muhammet A.

'Kardeşim oğlumu cenazede kaçırdı'

DHA’nın haberine göre, Cem M. A. dün Antalya’da yaşayan annesi Yasemin A.’ya teslim edilmişti.

Bıçakladığı eşinin telefonundan canlı yayın yaptı Bıçakladığı eşinin telefonundan canlı yayın yaptı

Ancak, akşam saatlerinde polisin gelerek oğlunu aldığını söyleyen anne, "Dün akşam 9'da polis geldi, oğlum uyuduğu esnada. Bir anda beni ve onu aldılar, ikimiz farklı yerlere gittik. Benim için eskiden beri dünya bir yana oğlum bir yana. Hem adalete hem ilahi adalete güvenmeseydim bu mucizeyle karşılaşmazdık ve oğlum orada ölebilirdi... Gidip oğlumu görmem lazım ama çıkamıyorum. Sürekli taciz altındayım" dedi.

Yasemin A. olayın ardından şunları söylemişti: “Üç yıl önce annem kalp krizi nedeniyle vefat etti. Hem annemin cenazesine katılmak hem de oğlumu almak için Bursa’ya geldim. Kardeşim Kamuran Pınar A., cenaze törenindeyken çocuğumu kaçırdı.

“Kendisi hakkında suç duyurusunda bulunup arama kararı çıkarttırdım. Ancak araya pandemi dönemi nedeniyle yasaklar girdiği için Bursa’ya gelemedim. Kardeşimin belirli bir adresi olmadığı için de kendisine ulaşamadım. Üç yıldır çocuğumu bırakın görmeyi, sesini bile duyamıyordum. İşin acı tarafı oğlum hiç okula gitmedi. Okuma ve yazma bilmiyor".

'Yedi aydır susuz ve elektriksiz yaşıyorlardı'

Ev için tahliye kararı çıkartan ev sahibinin avukatı Batuhan Arısoy ise şunları ifade etti:

"Yaklaşık yedi aydır evde elektrik ve susuz yaşıyorlardı. Biz davayı açtıktan sonra apartman sakinlerinden ve çevreden sürekli bize şikayette bulunuyorlardı. ‘Ev çok kokuyor. Bir an önce mahkemeden kararı alın gelin' diye.

"Çünkü yaşanılacak gibi değildi. Bırakın evi, komple binayı koku sarmıştı. Biz de bunun için mahkemeye bildirdik. Bu durumlardan dolayı hızlı bir şekilde tahliye kararı aldık. Tahliye kararı aldık fakat kapıyı açtıktan sonra böyle bir manzarayla karşılaştık".Teyze Kamuran Pınar A. ise savcılıktaki ifadesinde, annesi istemediği için yeğenine kendisinin baktığını söyledi:

"Yeğenim anneannesi ile beraber kalıyordu. Annem öldükten sonra şehir dışında yaşayan kardeşim ile iletişim kurmaya çalıştım. Fakat annesi çocuğu istemedi. O yüzden çocuğu yanıma aldım". (DHA)