Adalet Bakanlığı, Avrupa Konseyi Türkiye raportörlerine cezaevinde tutuklu iş insanı Osman Kavala’yı ziyaret etmelerine izin vermedi

İş insanı Osman Kavala hakkındaki ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ve Gezi Davası sanıklarından Mücella Yapıcı, Tayfun Kahraman, Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Mine Özerden, Can Atalay ve Yiğit Ali Ekmekçi hakkında ayrı ayrı 18 yıl hapis cezası kararınn ardından; Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin (AKPM) görevlendirmesiyle Türkiye'ye gelen raportörler, son ana kadar tüm bu sanıklarla görüşmek için girişimlerde bulunsa da Adalet Bakanlığı’ndan gerekli izni alamadı. Raportörler, sadece Adalet Bakan Yardımcısı ile görüşebildi.

Raportörler, Türkiye'nin Konsey'den ihracıyla sonuçlanabilecek bu süreç için Türk yargısının bir çözüm bulacağını söyledi. 

"KAVALA'YI ZİYARET EDEMEDİĞİMİZ İÇİN DERİN ÜZÜNTÜ DUYUYORUZ"

Gezi Davası'nda nisan ayında verilen ağır mahkumiyet kararlarının ardından AKPM Türkiye eş raportörleri Boriss Cilevics ve John Howell; Konsey'in Denetleme Komitesi tarafından Bakanlar Komitesi'ne rapor yazmakla görevlendirildi.

AİHM'in kararının siyasi saiklerle verildiği iddiasına karşı Türkiye'nin yeni bir yargılama yapıldığı iddiasını bizzat taraflarıyla görüşerek gözlemlemek isteyen raportörler, İstanbul ve Ankara’da; hükümet yetkilileri, siyasiler, sivil toplum örgütleri ve Gezi tutuklularının aileleriyle görüştü.

AKP'li Cumhurbaşkanı 5 ayda 1 milyar 763 milyon TL harcadı AKP'li Cumhurbaşkanı 5 ayda 1 milyar 763 milyon TL harcadı

Raportörler; Osman Kavala ve Gezi Davası tutuklularını da ziyaret etmek istedi, ancak görüşme talepleri son anda reddedildi. Cilevics, ret kararını şöyle değerlendirdi:

“Onu cezaevinde ziyaret etmek istedik. Mümkün olmadığı için derin üzüntü duyuyoruz. Ziyaret talebimizin kabul edilmemesinin nedeni belki de bunu kısa süre önce bildirmemizdir. Umarım Osman Kavala ile bir sonraki ziyaretimizde görüşebiliriz ve umarım ki bu cezaevi dışında olur."

HOWELL: “TÜRKİYE'NİN İHRACI FELAKET OLUR”

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Kavala kararının uygulanmaması nedeniyle Türkiye’nin Avrupa Konseyi'nden ihracına kadar gidebilecek ihlal sürecinin ihraçla sonuçlanıp sonlanmayacağı konusunda ise Howell, sürecin ihraç ile sonuçlanmasının “herkes için felaket olacağı” değerlendirmesini yaptı. Cilevics ise şunları söyledi: 

“Aslında Türkiye, Avrupa’nın liderlerinden biri ve Avrupa Konseyi içinde bir ortak olarak Türkiye'ye ihtiyacımız var. Türkiye'nin de pratik anlamda Avrupa Konseyi'ne ihtiyacı var. Elbette, bu ihlal prosedürünün açılmasına neden olan Kavala davası başta olmak üzere, hukukun üstünlüğü ile ilgili ciddi sorunları göz ardı etmeyeceğiz. Ama umuyorum ki Türkiye'nin liderlerinin sağduyusu galip gelecek. Çünkü ben Türk yargısının çözüm bulma kapasitesine inanıyorum."

CILEVICS: HAKARET ÇOĞU ÜLKEDE SUÇ DEĞİL

Cilevics, Yargıtay’ın CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile ilgili kararı ile ilgili şunları söyledi:

“Bu, Venedik Komisyonu’nun raporlarında defalarca belirtilen, hakaretin hala suç sayılması sorunudur. Bu bağlayıcı bir kural değildir. Avrupa Konseyi’ne üye devletlerde ve çoğu demokratik ülkede hakaret suç olarak kabul edilmiyor."

HOWELL: GAZETECİLERİN ÖZGÜRLÜĞÜ VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNDEN YANAYIM

Bir dönem gazetecilik yapmış olan raportör Howell ise Türkiye'de basına yönelik baskılar konusunda; “Gazetecilere yönelik tüm saldırılara karşı çıkılmalıdır. Ben de bir gazeteciydim ve saldırıya uğramadan halkın bilmek istediği konularda özgürce soru sorarak, işimi yapmayı isterdim. Gazetecilerin özgürlüğünden ve ifade özgürlüğünden yanayım” dedi.

Raportör Cilevics ise “Basın özgürlüğü demokratik bir toplumun temel önkoşullarındandır. Demokratik bir toplumda gazetecilere yönelik saldırılar elbette kabul edilemezdir” diye konuştu.

CILEVICS: TÜRKİYE ER YA DA GEÇ İSTANBUL SÖZLEŞMESİNE DÖNECEK

20 Mart 2021 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararnamesiyle Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesinden üzüntü duyduğunu belirten Cilevics, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sözleşmenin kabul edilmesinde ve imzaya açılmasında Türkiye oldukça önemli bir rol oynamıştır. Türk muhataplarımıza söylediğim gibi; ‘bu, kendi bebeğini terk etmek anlamına geliyor.’ Cumhurbaşkanı’nın kararıyla, sözleşmeden çekilmenin yasal açıdan doğruluğu tartışılıyor. Eminim ki Türkiye er ya da geç sözleşmeye geri dönecek. Bunun ne zaman olacağı Türkiye’ye kalmış. Avrupa Konseyi olarak Türkiye'yi sözleşmeye taraf bir ülke olarak görmek isteriz. Çünkü kadın hakları ve aile içi şiddetin önlenmesi, Türkiye dahil tüm Avrupa'da çok güncel bir konu.”

Howell da “İstanbul Sözleşmesi kadın haklarını korumak için Avrupa ve ötesinde altın bir standarttır ve Türkiye’nin çekilme kararını duyduğumuz için derin üzüntü içindeyiz. Karar, ülkem İngiltere sözleşmeyi onaylamak üzereyken geldi” dedi.

NE OLMUŞTU?

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, AİHM’nin Osman Kavala kararını yerine getirmeyen Ankara’ya karşı resmen ihlal prosedürünü şubat ayında başlattı. Karar Türkiye için ilk, Avrupa Konseyi için ikinci ihlal prosedürü olarak tarihe geçti. İhlal prosedürü gereği, Komite, Kavala dosyasını yeniden AİHM’e gönderdi. Şimdi AİHM'in Kavala hakkında verdiği kararın yerine getirilip getirilmediği tespitinde bulunması ve Türkiye ile ilgili ihlal sürecinin yaz sonunda Komite'de oylanması bekleniyor. 

Letonyalı meslektaşı Boriss Cilevics ile birlikte Türkiye’yi ziyaret eden İngiliz raportör John Howell, euronews Türkçe servisine yaptığı açıklamada ise Adalet Bakanlığı’nın Kavala’yı ziyaret etmelerine izin vermemesinden dolayı “üzüntü” duyduklarını söyledi.

Bir sonraki ziyarette Kavala ile görüşme umudunu koruduğunu kaydeden Howell, “Biz buraya, Kavala’nın hakkındaki dava ile ilgili ne düşündüğünü ilk elden anlamak, onun görüşlerini dinlemek için geldik.” dedi.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin AİHM kararına uymadığı için Türkiye ile ilgili ihlal süreci başlattığını hatırlatan Howell, raportörler olarak Türkiye’nin AİHM kararına saygı göstermesini beklediğini ifade etti.

Howell, Türkiye’de Kavala ile ilgili yargı sürecinin sürdüğü belirterek, devam eden davayla ilgili yorum yapmak istemediğini ancak ilke olarak bütün üye ülkelerin AİHM kararlarına saygı göstermesini beklediğini vurguladı.

Howell, Kavala'nın avukatları, Adalet Bakanlığı temsilcileri, diğer Türk yetkililer ve sivil toplum kuruluşları ile olumlu ve yapıcı görüşmelerde bulunduklarını sözlerine ekledi.

Osman Kavala'nın 'hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasına Avrupa Konseyi tepki göstermiş, AKPM Başkanı Tiny Kox "Kavala daha fazla gecikmeden serbest bırakılmalıdır" açıklamasında bulunmuştu.

"15 Temmuz darbe girişimi“ ile ”Gezi Parkı olayları"na ilişkin olarak müebbet hapis cezasına çarptırılan Kavala karar öncesindeki savunmasında "Bir masa, bir hoparlör, bir sandalye, poğaça ve eczaneden alınmış maskeleri götürerek Gezi'nin finansmanını sağladığım iddiası akla uygun değildir" ifadelerini kullanmıştı. (AA-AP-ANKA)