Zerrin Toprak Karaman, bu yazısında, insani yardım politikalarının pozitif yönü kadar TEHDİT-OLUMSUZ yönü de bulunduğuna dikkati çekti.

Yardım kelimesi sözlük anlamı yönüyle “kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri olarak; bağış, iane ise; işlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı, destek” şeklinde tanımlanırken; insani yardım kavramı yine sözlük anlamı ile “doğal afet zamanlarında insanın temel gereksinimleri olan sağlık, barınma vb. konularda yapılan yardım, iyilik olsun diye yapılan herhangi bir yardım”  şeklinde tanımlanmaktadır. İnsani yardım kavramı terim olarak ele alındığında “savaş, açlık, yoksulluk, doğal afet ve kriz bölgelerinde mağdur olan insanlara acil, sosyal, eğitim, sağlık, kültürel ve bilinçlendirme gibi alanlarda yapılan yardımlar” olarak tanımlanabilmektedir. Güvenli insani yardım ise; “insani yardımın amacına uygun kullanılarak ve etik hedefin, planlanan yönetim sürecine uygun olarak güven algısını sağlayacak şekilde gerçekleşmesi” (Zerrin Toprak, 2020) olarak tanımlanabilmektedir. Tabiki de yardım ortamının “güvenli olması” konunun diğer bir yönüdür, ancak çok da uzağında değildir. Aslında insani yardım davranışları, "insanlar arasındaki evrensel dayanışma değerinin temel bir ifadesi ve ahlaki bir zorunluluk" olup her ülkenin tarihinden gelen bir kültürel davranışa dönüşmüş toplumların doğasında olan reflekstir. İnsani yardım yerel veya uluslararası topluluklardan gelebilir.

Hayatın her alanında gereksinim duyulan yardımlaşma ihtiyacı kıtlık, açlık, yoksulluk vb. unsurların devreye girmesiyle insani boyutları da içeren daha kapsamlı bir hal alabilmektedir. Konu tatbikî tek başına yoksulluk ile izah edilememektedir. Günümüzde, herkes derecesi farklı boyutta afet mağduru olabilmektedir. Mamafih ekonomisi güçlü ülkeler, daha rahat ekonomik yükün altından kalkabilmektedir. Ancak sırasında mukavemet yönüyle, “büyük ölçekli yangın” gibi ülkenin büyüklüğü, imkânları vb hususlar “siber saldırılar gibi teknik boyutlar”, ani ve/veya yavaş ortaya çıkan günlük hayatın işleyişini bozan ekonomik, sosyo-kültürel ve doğa kaynaklı güvenlik kavramı içinde değerlendirilen kelimelerle ifade edilen olgular yardımların içeriğini değiştirmektedir. Ama ihtiyacı ilişkin “kök” neden benzerdir. Yardıma ihtiyaç duyması.

İnsani yardım ve bağış arasında fark bulunmaktadır. Bağış olarak, “yoksul ülkelere bağışlar, bu parayı gelişmiş ülkelerin üretim mallarını satın almaları koşuluyla yapıldığında, her çeşidiyle kalkınma yardımı olarak», tanımlamaktadır. Bu konu incelenmeyi gerektirmektedir. İnsani yardımlar, bir krize veya acil duruma yol açmış olabilecek altta yatan sosyo-ekonomik faktörleri ele almayı amaçlayan kalkınma yardımından ayırt edilebilir.2016'daki Dünya İnsani Zirvesinde, insani yardım ve kalkınma çabalarını birbirine bağlama konusunda bir tartışma bulunmaktadır. Ancak, uygulayıcılar bu birleşmeye eleştirel bakmaktadır.

Geleneksel ve modern (günümüz gereksinimleri), yardım modellerini farklılaştırmıştır. Modern zamanın insani yardım modeline getirdiği “uluslararası” nitelik, uluslararası toplumun /devletler, uluslararası örgütler, bireysel bağışçılar, sivil toplum kuruluşları, şirketler gibi- muhtelif unsurlarını da insani yardımın aktörleri haline getirmiştir.

İnsani yardım politikalarının pozitif yönü kadar TEHDİT-OLUMSUZ yönü de bulunmaktadır. İnsani yardım maskesi altında, istihbarat örgütlerinin yaşam kalitesinin gelişmesi amacıyla açılan yardım koridorundan daha rahat sızarak yardıma geldikleri ülkenin yaşamını altüst etmeleri, politik arka plan entrikaları çoğu kere film ve romanların sürekli malzemesi olabilmektedir. İnsani yardım denildiğinde zihinlerde “yardım kolileri” de canlanmaktadır. Bu kolilerin amacı dışında “tırtıklanarak”, kullanılabilmesi için fırsat arama da konunun başka bir olumsuz yönüdür. Dolayısıyla usulüne uygun yapılan yardımların, ülke içinde ve ülke dışında  olması gerektiği gibi dağıtımı iyi bir yönetim stratejisi gerektirmektedir. Güvenli İnsani Yardım, sürecinin çok yönlü denetlenmesini gerektirmektedir.

Görüldüğü gibi, insani yardım konusu giderek ihtisaslaşan bir alan olup; ülkelere göre din ve kültür farklılıkları gibi birçok değişken nedeniyle,  yardım sağlamada verimlilik ve ideal insani yardım modeli gibi konuların öğrenilmiş derslerle geliştirilmesi önem taşımaktadır. İnsani yardım konuları disiplinlerarası bir çalışmayla ülkenin afet tipine ve coğrafi sosyo-kültürel özelliklere göre geliştirilmesi gereken modellemelere dayandırılması gerekmektedir.

Bu yardımların etkinliğinin sağlanmasında model çalışmalarını, konunun önemi ve felsefesi itibariyle öncelikle disiplinlerarası uzman kuruluş ve kişi gerekliliğini karşımıza getirmektedir. İnsani yardımların temel unsurları ana başlıkları itibariyle; insan can ve mal güvenliğini sağlamak; insan haklarını ve onuruna saygı göstermek; kişisel bilgi ve mahremiyete dikkate alarak hassasiyet göstermek; hassas gruplara -hamile, yaşlı, çocuk ve engelli- öncelik vermek; Ulusal ve yerel düzeyde ana ve destek çözüm ortaklarıyla işbirliği; Kamu oyunun doğru, dürüst, şeffaf, tarafsız ve ayrım gözetmeden bilgilendirilmesi; Esnek süreç yönetimi; Şeffaf ve hesap verebilirlik” olarak özetlenebilir. Gerek insani yardımlar gerekse bağışlarda;

“Her türlü yurt içi ve yurt dışı yardım planları ile ekonomik, sosyal ve çevresel değerleri korunmasına yönelik eylem planlarının ülke kalkınma planlarında, performans raporlarında: açıklık, izlenebilirlik, toplumsal huzuru koruyan etki-tepki ilişkisi içinde yer alması gerekmektedir.