Batman'da boşanma aşamasındaki eşinin 11 yerinden bıçakladığı Sevda Tekeş, sanığın hak ettiği cezayı alacağına inanmıyor.

Kandıra'da çeyrek altın taktın cinayeti: Bir kadın öldü, 2 yaralı Kandıra'da çeyrek altın taktın cinayeti: Bir kadın öldü, 2 yaralı

Batman’da boşanma aşamasındaki Devran Ergün tarafından 11 yerinden bıçaklanan Sevda Tekeş, 9 günlük hastane tedavisinin ardından taburcu edildi. Kadın kurumlarına çağrıda bulunup davasının sahiplenilmesini isteyen Tekeş, “Yaşıyorum, ikinci bir şans, ikinci bir hayat… Bu beni mutlu eden taraf. Ama bir yandan da tedirginim, hak ettiği cezayı almayacağı konusunda. Yasaların caydırıcı olmadığı gerçeğini maalesef ülkedeki kadın cinayetleri sayısına bakarak da görebiliriz” dedi.

Gazete Duvar'dan Metin Yoksu'nun haberine göre, Batman’da evlerine yakın bir noktada Devran Ergün tarafından 2 Nisan tarihinde 11 yerinden bıçaklanan Sevda Tekeş, göğsünden aldığı bıçak darbeleri kalbini birkaç milim sıyırdığı için hayata tutunabildi. Sevda’nın kollarında ve vücudunun çeşitli noktalarında darbe izleri bulunuyor. Haberlerde ailesinin soyadı olan 'Tekeş'i kullanmak istediğini belirtiyor...

İLK ŞİDDETE HAMİLE İKEN MARUZ KALDI
Liseyi bitirmesinin ardından güzel sanatlar okumak isteyen Sevda Tekeş, okul hayatını bırakmak zorunda kaldığını ifade ederek hayat hikayesini anlatmaya başlıyor. Evlendiğinde henüz 21 yaşında olan Tekeş, evlenmesinin ardından İstanbul’a taşındıklarını ve kısa süre sonra çocuğuna hamile kaldığını belirtti. Evlenmeden önce kendini geliştirmeye çalıştığını anlatan genç kadın, “Hayatın kendini geliştirmekten geçtiğine inanan biriyim. Bu yüzden önceleri sık sık kurslara gidiyor ve okumak istediğim işleri yapmaya çalışıyordum. Evlilik ile birlikte bunlar yarım kaldı. Evliliğin ilk aylarında herkes gibi ben de adaptasyon süreci yaşadım. Adaptasyon sürecinde çok zorlandım. Evlenir evlenmez hamile kaldım. Yeni hayatını henüz anlamadan, kendi benliğini tam olarak bilmeden yeni bir varlıkla bütünleşiyorsun. Kendi hayatına adapte olurken onun varlığına da adapte oluyorsun. Yeni bir sen, bambaşka bir hayat, bunlar benim için çok zordu” diyerek ilk gördüğü şiddetin dönemini tarif etti.

Adaptasyon sürecinde yaptığı işlerin Devran Ergün tarafından yadırgandığını dile getiren Sevda Tekeş, ilk kez bu dönemde şiddete maruz kaldığını belirtti. Ev içinde korunmak için kendini odaya kapatmak zorunda kaldığını anlatan Tekeş, “Kapıyı kırıp üzerime çıkıp bana vurması bir oldu. Çocuğuma bir şey oldu diye o dönem çok korktum. Ardından hastaneye gidip kendimden önce çocuğumun sağlık durumunu kontrol ettirdim” diyerek yaşadıklarını anlattı.

KENDİNİ KORUDUĞU İÇİN PARA CEZASI ALDI
Maruz kaldığı ilk şiddetin ardından Sevda Tekeş, dönem dönem şiddete maruz kalmaya devam ettiğini anlattı. Kendisine uygulanan şiddetin artmasının ardından Tekeş, bu defa polise şikayetçi olunca Devran Ergün’ün de kendisinden şikayetçi olduğunu belirtti. Sevda Tekeş, yapılan şikâyetin ardından karakol ifadesi sonrası Ergün’ün hastaneye giderek darp raporu aldığını dile getirdi. Ergün aldığı darp raporunda kaburgasının kırıldığını ve Sevda Tekeş’in bunu yaptığını iddia ederek şikayetçi oldu. Şikâyetin ardından yapılan yargılamada Sevda Tekeş'e “basit yaralamadan” ceza verildi. Ergün darp ederken kendisini savunduğu için ceza aldığını dile getiren Tekeş, “Kendimi savunmamın bedeli 84 günlük bir ceza, bunu da hâkim bin 680 TL para cezasına çevirdi. Herhangi bir sabıkam olmadığı için de hükmün açıklanması geri bırakıldı. Böyle adaletli bir dünyada yaşıyoruz” dedi.

Hamilelik sürecinde duygusal ve fiziki şiddete sık sık maruz kaldığını anlatan Sevda Tekeş, “Ne yaparsam yapayım sürekli hor görüldüm. Yaptığım hiçbir şey beğenilmiyor. Hep dışlanıyordum. İstanbul’un ardından memlekete geri döndük. Batman’da yaşamaya başladık. Önce onun ailesi ile yaşadık. Kendi ailesinin yanında beni yok sayıyordu. İnsanın en çok bu zoruna gidiyor. Benim varlığımı sürekli yok sayması dayanılacak gibi değildi. Ardından ayrı eve çıktık. Aradan bir ay geçmeden kız kardeşi bizimle yaşamaya başladı. Ben 'artık şiddet bitti' derken kız kardeşinin yanında dahi bana şiddet uyguladı” dedi.

‘ÖNCE KIRILMADIĞINI SANIYORSUN’
Şiddet sarmalının sürekli devam ettiğini dile getiren Tekeş, “Kırılıyorsun. Önceleri kırılmadığını sanıyorsun. Diyorsun ki, 'Eşimdir. Çocuğumun babasıdır. Affettim geçti gitti'. Bir şekilde anlaşıyorsun. Ama bir yerden sonra aynı hata bir değil, iki değil, beş değil… Rakam olarak haddini aşınca bu sefer diyorsun ki 'Ben neden bu kadar çabalıyorum? Neden uğraşıyorum? Bu kadar emek veriyorum neden karşılığı yok?' Son şiddet vakası yaşanınca karakola gittim. Şikayetçi oldum. Uzaklaştırma kararı alındı. Ve ben de artık boşanmaya karar verdim” şeklinde anlattı.

'İSTANBUL SÖZLEŞMESİ YAŞATIR SADECE BİR SLOGAN DEĞİL, BUNU YAŞAYARAK ÖĞRENDİM’
26 Ağustos’tan bu yana ailesi ile yaşadığını dile getiren Sevda Tekeş, olayın yaşandığı gün çocuğunun Devran Ergün'de olduğunu belirtti. Çocuğunu eve bırakma bahanesi ile Ergün’ün kendisini çağırdığını fakat çocuğunu getirmediğini ifade eden Tekeş, çocuğu sorduktan sonra evine gitmeye çalışırken ilk bıçak darbesini göğsüne aldığını anlattı. Yaşamasının büyük bir şans olduğunu söyleyen Tekeş şöyle konuştu:

“Nefesim kesilmişken 11 bıçak darbesi aldım. Yere yığıldım. Orada olduğum anları hatırlıyorum. Sonra her şey bulanık. Gözümü yedi buçuk saat ameliyattan sonra açtım. Benim hayatta kalmam bir mucize. Evladımın yalnız kalmayacağını bilmem, kendi hayatımı yeniden kazanmam. Bunları bildiğim için mutluyum. Yaşıyorum, ikinci bir şans, ikinci bir hayat… Bu beni mutlu eden taraf. Ama bir yandan da tedirginim hak ettiği cezayı almayacağı konusunda. Yasaların caydırıcı olmadığı gerçeğini maalesef ülkedeki kadın cinayetleri sayısına bakarak da görebiliriz. Bu tedirginlikle yaşamak çok zor. Yarın öbür gün eve nasıl gideceğim? Yasalar caydırıcı değil. Çünkü kadınlar öldürülüyor. İstanbul Sözleşmesi'nin değerini kendi hayatım riske girince yeniden gördüm. ‘İstanbul Sözleşmesi Yaşatır’ sadece bir slogan değil, bunu yaşayarak ve ölerek öğrendim. Bu davanın takipçisi olacağım. Kadın kurumlarından da bunu talep ediyorum. Sanık, aynı ben ölmüşüm gibi yargılanmalı çünkü ben yeniden doğdum” şeklinde konuştu.