TKB Başkanı Sema Kendirci, 19 Eylül'de başlayan ve Aile ve Sosyal
Politikalar Bakanı Fatma Şahin'in de zaman zaman katıldığı ve sonunda konferans telefon görüşmelerine kadar toplantılarla birçok defa değişikliğe uğrayan Bakanlar Kurulu'nda imzaya açılan tasarıda, kadınların olmazsa olmaz taleplerinin üstünün örtülmeye çalışıldığını kaydetti.
Tasarı üzerinde Bakan Fatma Şahin ile çalışmaya verimli ve kadın örgütlerinin taleplerinin değerlendirileceği anlayışı ile başladıklarını ancak gelinen noktada verilen sözlerin birçoğunun karşılanmadığını gördüklerini ifade eden TKB Başkanı, "Çünkü bilgimiz, onayımız dışında tasarı sanki bizden kaçırılarak Bakanlar Kurulu'na gönderildi. Eğer bize, kadın örgütlerimize önem verilmiş olsaydı, görüşlerimizin dışında tasarının içeriğini de öğrenmiş olurduk. Sonuçta biz tasarının Bakanlar Kurulu'nda imzaya açıldığını gazetelerden öğrendik. Bu hoş bir durum olmasa gerek" diyerek Bakan Şahin'e sitemde bulundu.
Kadınların en çok tepki gösterdiği vali, kaymakam gibi mülki idare amirlerinin mahkemeler yerine şiddet gören kadınlar için koruma kararı alabilme yetkisi tanınmasıyla ilgili soruya ise Av. Sema Kendirci şu karşılığı verdi:
Mülki amirlere koruma yetkisi tanıyan maddenin tasarı bize geldiğinde nasıl girdiği açısından bize bir açıklama yapılmadı. Mülki amirlerce alınacak tedbirler diye eski tasarıda bir başlıktı. Ama ilk tasarıda yoktu, sonradan girmiş. Ancak toplantıda bize resmi bir açıklama da yapılmadı. İtirazımız üzerine 'Bazı örgütlerin talepleri vardı denildi. Bizde özel bir açıklama istemedik ama bunu böyle kabul edemeyeceğimizi beyan ettik ve daraltıldı, çok daraltıldı. Biz tasarıda; mahkemelerin nöbetçi olamaması, savcının bulunamaması halinde kadının acil ve hayati durumu karşısında kadını önce mülki amir koruma altına alır ve bilahare koruma kararını hakime onaylatır şeklinde düzeltilme yapılmasında ısrarcı olduk. Müdahaleden kastım hayati tehlikesi olan insanın koruma altına alınmasıdır. Acil hayati konular olduğunda...Ama sunulandan haberimiz olmadığı için tasarı bu şekliyle mi geçti başka türlü mü bilmiyoruz. Ben zaten gizli, saklı tutulmasında iyi niyetsizlik arıyorum. Biz hani beğenirsek evet, beğenmezsek hayır deriz, bu ayrı konu. Yoksa biz, her yasa tasarısı bizim iznimizle çıkacak diye anlaşma yapmak üzere orada oturmadık. Katkıda bulunmak üzere davet edildik. Bu çok önemli. Yani kendi başımıza oraya gidip müdahale edeceğiz, şunu yapacağız, bunu yapacağız demedik. Zaten 230 örgütün imzasıyla tasarının nasıl olması gerektiği konusunda fikrimizi yansıtmıştık."
ANAHTAR KELİMELER