Varlıklı bir aileden gelmeyen kadının iş hayatına atılmasının zor olduğunu belirten Betül Elmasoğlu, "Çünkü genelde birçok mal erkeklerin üstüne kayıtlı, kadın kredi kullanmaya kalksa ipotek sorunuyla karşılaşıyor" dedi.
Erkeklerin köşebaşlarını tuttuğu bir sektör olan lojistikte 24 yılı aşkın süredir aralıksız çalışan Betül Elmasoğlu, işyerinde iyi bir patron. İZSİAD ve EGİAD gibi derneklerde yönetici..
Halen Soroptimist Kulübü'nün Türkiye Federasyonu'nun Uluslararası İyi niyet ve Anlayış Koordinatörlüğünü yürüten Betül Elmasoğlu ile kadının iş yaşamındaki zorluklarını, girişimci olmak isteyen kadının önündeki engelleri konuşuyoruz:
GİRİŞİMCİ OLMAK ZOR AMA YILMAMAK LAZIM
24 yıldır iş hayatındasınız. İş yaşamında kadının durumunu değerlendirir misiniz?
Kadınlar hem aile yürütmek zorunda, artı iş hayatındalar. Tabi ki erkeklere göre zorluklarımız var. Her şey kadına kalıyor. Ataerkil bir yapılanma olduğu için kadın çalışıyor bile olsa evin her şeyini kadından bekliyor erkekler. Bu kadınlarımızı yoruyor. Ancak kadınlarımız da girdikleri her işte çok başarılı oluyorlar. Zaman yönetimini çok başarılı yapıyorlar. Organizasyon işlerinde ve her girdikleri işte başarılı oluyorlar. Tek sorun belli bir zaman sonra iş hayatına atılmak istese bile en büyük sorun iş kurma yolunda sermaye eksikliği. Çünkü genelde birçok mal erkeklerin üstüne kayıtlı. En ufak bir kredi bile çekmeye çalışsalar ipotek sorunu karşılarına çıkıyor. Gösterecekleri bir malı olamıyor. Onun için iş hayatına başlarken girişimciyse ve ruhu varsa çok sıkıntı çekiyorlar. Bankalar da ne yazık ki bir teminat istedikleri için zorluk içindeler. Ama yılmıyorlar. 40 yaşından sonra bile girişimci olan çok örneklerimiz var.
Kadınlar bu durumun nasıl üstesinden geliyor?
Ne yapıyor? Mesela diyelim ki kocasından bir borç alıyor. Kocası kefil oluyor. Eşini ikna ediyor ya da babasını, kardeşini. Ben senden borç alacağım ve sana geri vereceğim diyor. Erkek çocuklarına babaları iş kuruyor veya veriyor ama kız çocukları ne yazık ki batıda bile ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyor. Kredi alamıyor çünkü teminat istiyor bankalar.
Sizce kadınların şirketleşmesi mi daha iyi kooperatifleşmesi mi?
Değişiyor tabi... Tarımsal üretimde mesela kooperatifleşme daha önemli. Organik biliyorsunuz çok gündemde... Organik tarım, organik oyuncak. Bunlarda kooperatifleşme tabi...
Peki bu girişimci kadınlar hangi alanlara meyilliler?
Genelde ziraat ve organik konusuna meyilliler... Gıda grubu çok var. El sanatları konusunda bir araya gelmek istiyorlar.
Sizin için aile şirketi olması çok büyük avantaj...
Evet, bu şirket olmasaydı ben de iş hayatına başlardım. Memur zihniyetiyle belli bir noktaya gelir emekli olurdum. Ama babamın 1950 yılında kurduğu bu şirket benim için çok büyük avantaj. Her kadın benim kadar şansa sahip değil ülkemizde.
ERKEĞİN SOYADINI TAŞIMAK DEZAVANTAJ
Evliyken de çalışıyor muydunuz?
Tabi tabi... Hiç ara vermedim. Sürekli iş hayatındaydım. Aktiftim. Oldukça tanınıyordum. O nedenle soyadımı da hemen değiştirdim. Kimisi ayrılınca soyadını değiştirmiyor mesela öyle tanındığı için. Bu soyadı kanunu çok çok önemli bir mevzu. Neden evlenince erkeğin soyadı altına giriyoruz. Ben evlenince de ailemin bana verdiği soyadını taşıyabilmeliyim. Ayrılınca neden bir kere daha bunu yaşayalım.
Çok güzel bir örneksiniz. Varlıklısınız ama evde oturup kalmamışsınız..
Belki bu bana bilakis dezavantaj oldu. Çalışmasaydım belki ayrılmazdım. Çünkü ne olursa olsun istedikleri o. Onlar ön planda olsun biz arkalarında duralım. Bu maalesef gerçek şudur ki erkek kadını belli bir yere geldiği zaman taşıyamıyor.
SEN ‘LADY’ OLACAKSIN ANLAŞIYINDAN VAZGEÇILMELI
Son yıllarda 'Girişimci kadın' olgusu gündemde. Ekonomi deyince erkekler kadını hep elişi, iğne oyası, dantel ören kişi olarak algılıyorlar. Evine üç-beş kuruş götürsün, mantığında bir tablo var ortada.?..
Belli bir kariyer için eğitim gerekiyor. Okuması gerekiyor. En azından üniversite mezunu olması gerekiyor kızların. Okumadığı zaman "sen otur kardeşine bak, ev işlerine yardım et" deniyor. O kız da kurslara gidiyor el becerilerine yönleniyor. Büyütürken biraz da şu aşılanıyor. “Sen lady olacaksın, evine sahip çıkacaksın, iyi bir ev hanımı olacaksın, eşinin misafirlerini ağırlamayı öğreneceksin zihniyeti çocuklara işleniyor”. Ama dünyada ve ülkemizde kadınlar artık çok başarılı yerlerdeler. Kadınlar başarabiliyor. Onun için kendisini geri plana atmaması gerekiyor. Zihniyetlerini değiştirmeleri gerekiyor.
İŞİNİ KURMAK İÇİN KADINA 10 BİN LİRA YETER
Girişimci bir kadın ne kadar parayla iş kurabilir?
10 bin lira yetebiliyor bir işte... Banka kredisine başvurabilir.
Ama hiç çalışmayan bir kadın banka kredisiyle iş yapabilir mi?
Neden olmasın? Ürününe güveniyorsa, pazarlaması varsa, satabileceği satış noktaları varsa yani satabileceğini biliyorsa bu işe girebilir. Pazarlama çok önemli çünkü. Şirket oluşumunda pazarlama konusunda işini bilen ve onu yönlendirebilecek kişilerle başlarsa ve ürününe de güveniyorsa neden olmasın ki?
Bankalar aslında girişimci kadın diyorlar ama kredi istediğiniz zaman alamıyorsunuz...
Tabi şartların düzeltilmesi gerekiyor. Ondan sonra biz veriyoruz ama alan yok olayına getiriyorlar. 40 yaşın altında olacaksınız, diyorlar. Yani bankaların kadınlar üzerinde böyle saçmalıkları var. Bunların düzeltilmesi lazım.
SEÇİM SİSTEMİ DEĞİŞMELİ
Kadının siyasetteki durumu hakkındaki düşüncelerinizi açıklarmısınız?
Tabi ki seçim sisteminin değişmesi gerekiyor. Bizim de bir dönem kota uygulaması yapmamız gerekiyor. Bu bir ayrımcılık değil. Erkekler öyle görüyor ama değil. O zaman kadınlarda daha hevesli olacak.
Partiler kadınlara nasıl bakıyor?
Bu sistem uygulanırsa onların da zihniyetleri değişecek. Neden girmiyorsunuz diyorlar. Engelleniyoruz da ondan. Kadınlar her yerde seçim zamanı çalıştırılıyor, oy toplamak, para toplamak, destek olmak için ama sonra aday gösterilmiyor. Bu yanlış.. Ondan sonra da içine girmiyorlar tabi.